ANNESİ-BABASI SİGARA İÇEN ÇOCUKLAR  DİĞERLERİNE GÖRE 10 KAT DAHA FAZLA  HASTA OLUYORLAR

Prof. Dr. Oğuz POLAT, Marmara Üniv. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı

 

20. yüzyıl   bir çok  şeyin yanı sıra  bağımlılık yapıcı maddeler dönemi olarak ta tarihte kendine yer bulacak diye düşünüyorum.   Bu maddeler içinde de en yaygın olarak görüleni de sigaradır. Özellikle Amerika başta olmak üzere gelişmiş tüm ülkelerde sigara içiminin kamuya açık yerlerde yasaklanmış olması  sigara şirketlerini gelişmekte olan ülkelerde Pazar arayışına itti. Türkiye’de bundan nasibini fazlasıyla aldı. Çünkü baktığımız da   çok küçük yaşlardaki çocuklardan başlayarak   büyük  bir çoğunluğun sigarayı deyim yerindeyse  baca gibi tüttüğünü  görüyoruz.  Bu kişilere göre sigara içme özgürlüklerine karışılamaz.. Ancak yanındakileri pasif içici  yapmaları ve onarlın bundan etkilenmesi  gibi  konulara gelince hiçbir şey söylemediklerini izlemekteyiz. Özellikle çocukları olan evlerde sigaradan vazgeçemeyen anne-babaların , içiyoruz ama çocuğun yanında içmiyoruz. Mutfakta içiyoruz ya da onun odasında içmiyoruz   gibi  gerekçeleri öne sürdükleri izlenmektedir. Ancak yapılan çalışmalar  sigara içilen ortamda kalan çocukların  diğer çocuklara göre hasta olma risklerinin 10 kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Sigara kullanımı genellikle ergenlikte başlar. Ülkemizde 15 yaş üzerindeki 16 milyon kişi sigara içmektedir. Ergenler genellikle özenme, arkadaş çevresinden etkilenme,bağımlılık arayışı, kimlik karmaşası gibi nedenlerle sigaraya başlarlar.

Bunun yanında yaşadıkları stresle baş etmede zorluk çeken gençler, sigaraya yönelmektedir. Araştırmalar sigara içen ergenlerin benlik saygısının daha düşük olduğunu göstermektedir. Depresyon yaşayan kişiler de sigaraya daha fazla yönelir.

Yapılan araştırmalara göre ülkemizde toplumun %43.6’sı sigara içmektedir. Bu oran erkeklerde %62.8, bayanlarda %24.3’tür.

Türkiye’de  insanların %10.6’sı  sigarayla ilişkili nedenlerle ölmektedir. Terörden  yılda 2-3 bin, trafik kazalarından 6-7 bin, sigaraya bağlı hastalıklardan ise yılda 35 bin (günde 100 kişi ) hayatını kaybetmektedir. Sigara kullanımına bağlı ölüme yol açan hastalıklardan bazıları; kronik bronşit, amfizem, akciğer kanseri, kalp enfarktüsü, beyin damar hastalıkları, kalp damar hastalıkları, kronik tıkayıcı akciğer hastalıklarıdır. Araştırmalarda yapılan hesaplamalar gösteriyor ki , günde 15 sigara içen 30 yaşındaki bir insanın normal ömrü, 5 yıl kısalmaktadır.

1988'de ülkemizde 15 yaş üzeri erkeklerde %62.8 kadınlarda %24.3 tüm nüfusta %43.6 sigara içimi görülmektedir. Bu araştırma sigara tiryakisini "cebinde paket taşıyan "olarak tanımlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü ise sigara tiryakisini "düzenli olarak günde 1 adet içen" olarak tanımlamıştır. Her yıl sigaraya bağlı hastalıklardan ABD'de 300.000, Avrupa'da 400.000 kişi ölmektedir ve bu çok ciddi bir rakamdır.

Sigara ve tütünde aktif olarak 4000'den fazla sitotoksik (hücre öldürücü), mutajenik (hücrenin yapısını bozucu) ve karsinojenik (kanser yapıcı) madde vardır. Sigara içen şahıslarda duman solunmasına bağlı ağız, burun, gırtlak ve tüm solunum yolunda kanser gelişebilir. Bazı maddeler direk solunumla etkiliyken, bir kısmı kana geçerek ya da tükrükle yutularak etki gösterir.

En çarpıcı kötülük boyutu olarak şunu söylemenin yeterli olacağını düşünüyorum. Günde 1 paket sigara içenlerde akciğer kanserine yakalanma riski 10 kat fazlayken 2 paket içenlerde risk 25 kat artmaktadır.Sigara akciğer kanseri dışında ağız, gırtlak, yemek borusu ve mesane kanserine de yol açar, böbrek ve pankreas kanseri gelişimine katkıda bulunur, mide ve rahim kanseri ile beraberlik gösterir.

Yapılan birçok çalışmada anne babası sigara içen çocuklarda pnömoni, bronşiolit ve bronşit gibi solunum yollarını tutan hastalıkların arttığı gösterilmiştir. Sigara anne karnındaki fetüsü etkiler. Hamileliğinde sigara içen anneden doğan bebek düşük doğum ağırlığındadır. Bunun nedeni, sigaranın anne bebek arasındaki kan dolaşımını bozması ve bebeğin beslenememesidir. Annenin sigara içimi düşük, fetal ölüm ve ani bebek ölümlerini arttırır. Fetüsün beyin gelişimini yavaşlatır, çocuğun uzun vadede gelişimini de bozar.

Sonuç olarak eğer çocuğun hakları varsa ve sağlık hakkı da bunların başında geliyorsa sigara en büyük düşmanlardan birisidir. Ben içmiyorum demek yetmiyor, mutlak çevrenizde de içilmesinin önüne geçilmesini sağlamak gerekmektedir.