Genel liselerdeki öğrencilerin yüzde 88'i, Anadolu liselerinde okuyanların da yüzde 94'ü, 'Eğitim sistemi bizi hayata hazırlamıyor' düşüncesinde. En düşük oran ise yüzde 73'le meslek liselerinde
26/05/2004
İSA EŞME
Bugüne kadar eğitim hakkında yazılı ve görsel basında hep eğitimcilerin
görüşleri öne çıktı. Eğitimi alan öğrenciler eğitim için ne diyor? Eğitimden
memnunlar mı? Sınava nasıl hazırlanıyorlar? Sınav kaygısı yaşıyorlar mı?
Meslek seçimi ve üniversite sonrası için ne düşünüyorlar?
Eğitimle ilgili herkes için bu sorulara yanıt bulmak büyük bir önem taşımaktadır.
Bu gereksinimden yola çıkarak Şubat 2004'te 'Öğrenciler Eğitim İçin Ne
Diyor' adlı bir araştırma başlattık. Araştırma, 5 ayrı grupta 85 sorudan
oluşan bir anket çalışması şeklinde olup ankette öğrencilere, kendi görüşlerini
ifade etme fırsatı vermek üzere açık uçlu soru da yönelttik.
Ülkemizin 20 ayrı bölgesinde 2500 öğrenciye uygulanan anket bize; yukarıdaki
sorularla ilgili önemli ipuçları verdi.
Öğrenci
profili
Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler,
Boş zamanlarını daha çok müzik dinleme ve TV seyretme ile değerlendirmekte.
Kitap okuma ve sosyal aktiviteler, tercihlerde son sıralarda yer almaktadır.
Ders haricinde okunan eserlerde gazetelerin haber-köşe yazarları ve spor
haberleri önde gelmekte (yüzde 80-85), Türk ve yabancı klasikleri ise çok
az oranda (yüzde 3-5) tercih edilmektedir.
Öğrencilerin yüzde 43'ü Batı klasiği, yüzde 20'si tanınmış Türk
yazarlarını hiç okumadıklarını ifade etmektedirler. Kültürel ve popüler
bilimsel dergileri hiç okumayanların oranı yüzde 58'dir.
En çok tanınan isim: İlhan Mansız
Öğrencilere bazı ünlü kişilerin tanınma durumu sorulduğunda ilk sırayı
yüzde 98 oranla sporcu İlhan Mansız alırken son iki sırayı yüzde 29
oranla ünlü bilim adamı Cahit Arf ve yüzde 23 oranla Köy Enstitüleri'nin
kurucusu Hasan Ali Yücel almıştır.
Öğrencilerin eğitim için ne diyor?
Araştırmada öğrencilere yetiştikleri eğitimle ilgili olarak 10 ayrı soru
yöneltilmiştir. Sonuçların analizine göre öğrencilerin;
Yüzde 63'ü, eğitimin bilgi yüklemeye dayalı ve ezberci olduğunu,
Yüzde 89, sınavın amaç olduğunu,
Yüzde 87'si, eğitimin kendilerini hayata hazırlamadığını ve öğrendiklerini
yaşantılarında kullanamadıklarını,
Yüzde 80'i, eğitimin eleştirel düşünme, kişiye kendini ifade etme
becerisi kazandırmadığını,
Yüzde 91'i, 'sorgulayıcı' değil, 'söylenenleri kabullenici' nitelikte bir eğitim
gördüklerini,
Yüzde 80'i, eğitimin kendilerine bağımsız karar verme yetisi kazandırmadığını,
Yüzde 82'si; ülke ve dünya sorunlarına duyarlı yetiştirilmediklerini,
Yüzde 74'ü, mevcut eğitim sistemiyle yabancı dil öğrenemediklerini,
Sonuç olarak yüzde 91,5, eğitim sisteminden memnun olmadığını ifade etmiştir.
Lise türleri
Eğitim sistemi ile ilgili görüşler lise türlerine göre de farklılık göstermektedir.
Buna göre;
Çarpıcı
düşünceler
Öğrenciler kendilerine yöneltilen açık uçlu sorulara da çarpıcı yanıtlar
vermişlerdir. İşte bunlardan birkaçı:
Meslek-genel
farkı
Öğrenciler; gerek anket sorularında gerekse açık uçlu soruya
verdikleri yanıtlarda, eğitim sisteminin bilgi yüklemeye dayalı ve
ezberci olduğunu, eğitimde sınavın araç yerine amaç olarak yer aldığını,
eğitimin kendilerini hayata hazırlamadığını ve öğrendiklerini yaşantılarında
kullanamadıklarını, eleştirel düşünme, kişiye kendini ifade etme
becerisi kazandırmadığını, sorgulayıcı değil, söylenenleri
kabullenici eğitim gördüklerini, ülke ve dünya sorunlarına duyarlı
yetiştirilmediklerini ifade etmektedirler. Genel olarak her 100 öğrenciden
sadece 8'i eğitimden memnun olduğunu söylemektedir.
Eğitimden memnuniyetsizlik, meslek liselerine göre genel liselerde daha büyük
orandadır. Bu durum, meslek liselerinde öğrencilerin en azından bir
beceri ve meslek kazanmaları ile ilişkili görülmektedir.
Yaz
aylarında hayat iptal
Öğrenciler, sınav hazırlığı için büyük zaman ayırmakta,
bulundukları yaşın gerektirdiği bir çok aktiviteyi ertelemek zorunda
kalmaktadırlar. Öğrencilerin büyük bir bölümünün sınav kaygısı
yaşamaları, sınava hazırlık nedeniyle yaşamdan ya hiç ya da yeterince
zevk almamış olmaları, sınav yorgunu, kaygılı ve mutsuz bir gençlik
profili anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle, ortaöğretim kademesi
ve ortaöğretimi bitirip üniversite
kapısında bekleyen gençliğin geleceğe bakışında bir umutsuzluk gözlenmektedir.
Üniversite adayları acaba üniversiteye girebilecek miyim, üniversiteliler,
eğitimin bitiminde acaba iş bulabilecek miyim sorularının baskısında
yaşamaktadırlar.
Öğrenciler, okumak istedikleri bölüm ve meslekle ilgili yeterince bilgi
sahibi değillerdir. Meslek seçiminde en etkili kriter de ekonomik avantaj
ve iş güvencesidir. Üniversiteli olmadan beklenti de aynı tercih-
le ilişkilidir. Mezuniyet sonrasındaki tercih sırasında ilk iki tercihin
özel sektörde çalışma ve yurtdışına gitmenin yer almış olması,
ekonomik tercihin belirleyici olması anlamındadır.
Sonuç olarak: Öğrenci profilimiz 20-30 yıl önceki öğrenci profilinden
çok farklıdır. Eğitim sistemimiz sorunludur ve sorun ertelenemeyecek
kadar öncelik taşımaktadır. Bu eğitim sistemi ile AB ülkelerinin gençliği
ile yarışabilecek bir gençlik yetiştirilemediği ve yetiştirilemeyeceği
açıkça görülmektedir. Ortaöğretim öğrencileri bu gerçeğin
bilincindedir ve bir an önce bir şeyler yapılması konusunda herkesi göreve
çağırmaktadırlar.
Prof. Dr. İsa Eşme: Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı