Halkın Polise Karşı Tavrı

Prof. Dr. Timur Demirbaş       

                    

Halkın polise karşı tavrı yanında, ülkemiz açısından jandarmaya karşı olan tavrı da önem taşır. Ancak, biz burada polisin durumunu inceleyeceğiz. Polisin görevi bastırıcı ve önleyicidir. Onun amacı toplumu ve vatandaşı tehlikeden korumaktır. Polis vasıtasıyla güç kullanımı kanunen düzenlenmiş olup, bu keyfi olarak kullanılamaz; yani, polisin gücü kontrol altındadır. Ancak, vatandaşın polise güven beslemesine gayret edilmesi tercih edilir. Eğer halk, polisin çalışmasına, görev yapmasına karşı isteksiz durursa, polisin sonuca ulaşabilmesi güç koşullarda olacaktır. Bu bakımdan, polis, halkla iletişim kurmalı ve onlardan soyutlanmış çalışmamalıdır. Polisin teknikleşmesi (modernize olma) gereklidir. Polisin başarılı ve onaylanabilir bir çalışması için koşul, memurların mümkün oldukça kapsamlı eğitimidir. Polis suç kontrolünde, merkezi bir rol aldığı gibi, ceza koğuşturmasının yürütülmesinde  de, önemli bir fonksiyona sahiptir. Bu yüzden, polisin suç olaylarına yönelmesinde, onun görünüşü ve faaliyeti, nüfusun temayülü için kesin belirleyici olduğu noktasından hareket edilmek zorundadır[1].

 

Almanya'da 70'li ve 80'li yıllarda yapılan anketler, nüfusun, polis karşısındaki tutumunun olumlu olduğunu ortaya koydu. Özellikle birleşmeden sonraki yeni araştırma sonuçları, polisin eski olumlu imajını açıkça sürdürdüğünü göstermiştir. Murck'un (1994) bir araştırmasındaki, "genel olarak polisin ülkemizdeki görüntüsü üzerindeki düşünceniz nedir?" sorusuna şu cevaplar verilmiştir[2]:

 

                                                            Batı Almanya            %         Doğu Almanya

 

çok olumlu                                                13,1                                        3,5

oldukça olumlu                                         52,8                                       39,3

oldukça olumsuz                                      21,9                                      44,8

çok olumsuz                                             7,3                                        7,8

bilmiyorum/cevap yok                               4,9                                        4,6

 

Bu sayılar, Batıda hemen hemen %30 ve Doğuda ise yarıdan çoğunda olumsuz bir polis imajının bulunduğunu göstermektedir.

 

Bizde bu konuda kapsamlı bir araştırma yapılmamakla birlikte, son yıllarda ortaya çıkan polisle ilgili olumsuz bir takım olaylar nedeniyle, halkın polise sıcak bakmadığı genellikle herkes tarafından kabul edilebilir bir gerçektir. Nitekim, tarafımızdan 4 Ocak 2002 tarihinde İzmir ili genelinde yapılan bir kamuoyu araştırmasında, “Polisin ülkemizdeki görüntüsü konusunda düşünceniz nedir?” sorusuna, şu cevaplar verilmiştir:

 

                                                                        İzmir

                                                                                                            Tahsili               Tahsili

            Cevap                                       Genel    %          Kadınlarda       Yok                  Yüksek

 

     çok olumlu                                          9,44                     9,00              20,45                  5,02

     oldukça olumlu                                  26,82                   25,95              34,09                 20,53

     oldukça olumsuz                               35,96                   38,07              22,73                 46,39

     çok olumsuz                                    17,74                   16,30                9,09                  20,69

     bilmiyorum/cevap yok                      10,05                   10,69               13,64                   7,37

 

Bu araştırma, Almanya ile karşılaştırıldığında, halkın polise karşı tavrının oldukça olumsuz olduğunu ortaya koymaktadır. Gerçekten de, eski Batı Almanya eyaletlerinde “çok olumlu” ve “oldukça olumlu” şeklinde görüş belirtenlerin oranı %65,9 iken, bu İzmir’de, %36,26 ve  yüksek tahsillilerde daha düşük olup,  %25,55’dir (tahsili olmayanlarda ise, %54,54’dür).     


[1] Demirbaş, 145 vd.

[2] Kürzinger, 117.