|
gerekçe
Türkiye, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 29 - 30 Eylül 1989
tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde toplanan
‘Çocuklar için Dünya Zirvesi’nde ilk kez imzaya açılan Çocuk
Haklarına Dair Sözleşme’yi imzalamasıyla çocukların yaşam
kalitesinin iyileştirilmesini hedeflemiştir. Sözleşmeye taraf
devlet olarak Türkiye, çocuk haklarının korunması, çocukların
temel gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olunması ve
çocukların potansiyellerini eksiksiz biçimde geliştirebilmeleri
için gerekli fırsatların yaratılması hususlarında taahhütte
bulunmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20
Kasım 1989 tarihli 45 madde ve 9 ek maddeden ibaret bu sözleşmenin
madde gerekleri ile mevcut durumların karşılaştırılması
yapıldığında, Türkiye’de;
Medeni kanun, iş kanunu, ceza kanunu ve özel koruma
tedbirlerine ihtiyaç duyan çocuklar konularında yapılması gereken
acil birçok değişiklik olmasına karşın bu konudaki girişimlerin
yeterli olmadığı görülmektedir.
Kız çocuklarının yarısı, erkek çocuklarının dörtte biri
ilköğretiminin birinci basamağından sonra öğrenimlerine devam
edememektedir.
Korunmaya muhtaç çocukların bakım ve koruma ihtiyaçlarının
karşılanması konusunda istenilen ölçekte bir gelişme sağlanamadığı
gözlenmektedir. Kurum bakım ve koruması altındaki çocuk sayısında
bir artış sağlanmazken, evlat edindirme hizmetlerine ve koruyucu
aile uygulamalarına kampanyalarla canlılık kazandırılmaya
çalışılmış ancak istenen düzeye ulaşılamamıştır.
Sözleşmenin imzalanmasından önce olduğu gibi, bugün de çocuk
istismar ve ihmalinin önlenmesi konusunda ne genel ne de yerel
yönetimlerin bir politikası bulunmamaktadır. Bu nedenle çok sayıda
çocuk sokakta yaşamakta, ölmekte, tacize uğramaktadır. Bu konuda
önleyici herhangi bir program geliştirilmediği gibi, koruyucu ve
rehabilite edici programlar da bulunmamaktadır. Bu nitelikteki
özel girişimler ise bu tür hizmetlerin sadece devlet eliyle
verilebileceği gerekçesi ile engellenmektedir.
Çocuğu sokağa
iten sebepleri ortadan kaldırmaya, sokakta yaşayan çocukları
korumaya yönelik herhangi bir hizmet ve program bulunmamaktadır.
Çocuklar sokakta her türlü tehlikeye açık yaşamakta, kimlik ve
katılım hakları da yaşama ve gelişme hakkı gibi ciddi tehlikelere
maruz bulunmaktadır. |