ulusal iletişim ağı

ANA SAYFA

|

HAKKIMIZDA

|

ABOUT US

20.01.2007

misyonumuz

Çocuğun yüksek yararı ilkesi doğrultusunda yaşama, gelişme, korunma, katılım ve çocuğa karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesine yönelik eğitim ve izleme çalışmalarını yaygınlaştırmak; çocuk haklarını ülke gündemine getirmek ve taraf devlet olarak imzaladığımız Birleşmiş Milletler’in Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin ülkemizde uygulanmasını desteklemek ve takipçisi olmak amacı ile önceliği çocuk merkezli çalışmalar yapmak olan sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları, medya ve yurttaşlar arasında gönüllü iletişim ağını gerçekleştirmektir.







 

bilgi paylaşımı
bilinç ve kapasite oluşturma

hedefimiz

Çocuk Hakları üzerine; toplumu bilinçlendirmek suretiyle, kapasite (destek) oluşturmak.

Mevcut kanun ve yönetmelikleri irdeleyerek hukuksal ortamda çocuk haklarının üst düzey korunabilirliği için öneriler geliştirmek.

Çocukların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi için standartlar belirleyip bunları hayata geçirmek üzere önlemler alınmasını teşvik etmek.

 

     


gerekçe

Türkiye, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 29 - 30 Eylül 1989 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde toplanan ‘Çocuklar için Dünya Zirvesi’nde ilk kez imzaya açılan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi imzalamasıyla çocukların yaşam kalitesinin iyileştirilmesini hedeflemiştir. Sözleşmeye taraf devlet olarak Türkiye, çocuk haklarının korunması, çocukların temel gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olunması ve çocukların potansiyellerini eksiksiz biçimde geliştirebilmeleri için gerekli fırsatların yaratılması hususlarında taahhütte bulunmuştur.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihli 45 madde ve 9 ek maddeden ibaret bu sözleşmenin madde gerekleri ile mevcut durumların karşılaştırılması yapıldığında, Türkiye’de;

Medeni kanun, iş kanunu, ceza kanunu ve özel koruma tedbirlerine ihtiyaç duyan çocuklar konularında yapılması gereken acil birçok değişiklik olmasına karşın bu konudaki girişimlerin yeterli olmadığı görülmektedir.

Kız çocuklarının yarısı, erkek çocuklarının dörtte biri ilköğretiminin birinci basamağından  sonra öğrenimlerine devam edememektedir.

Korunmaya muhtaç çocukların bakım ve koruma ihtiyaçlarının karşılanması konusunda istenilen ölçekte bir gelişme sağlanamadığı gözlenmektedir. Kurum bakım ve koruması altındaki çocuk sayısında bir artış sağlanmazken, evlat edindirme hizmetlerine ve koruyucu  aile uygulamalarına kampanyalarla canlılık kazandırılmaya çalışılmış ancak istenen düzeye  ulaşılamamıştır.

Sözleşmenin imzalanmasından önce olduğu gibi, bugün de çocuk istismar ve ihmalinin önlenmesi konusunda ne genel ne de yerel yönetimlerin bir politikası bulunmamaktadır. Bu nedenle çok sayıda çocuk sokakta yaşamakta, ölmekte, tacize  uğramaktadır. Bu konuda önleyici herhangi bir program geliştirilmediği gibi, koruyucu ve rehabilite edici programlar da bulunmamaktadır. Bu nitelikteki özel girişimler ise bu tür hizmetlerin sadece devlet eliyle verilebileceği gerekçesi ile engellenmektedir.

Çocuğu sokağa iten sebepleri ortadan kaldırmaya, sokakta yaşayan çocukları korumaya yönelik herhangi bir hizmet ve program bulunmamaktadır. Çocuklar sokakta her türlü tehlikeye açık yaşamakta, kimlik ve katılım hakları da yaşama ve gelişme hakkı gibi ciddi tehlikelere maruz bulunmaktadır.