|
Akıl Dışı
Düzenlere Uygun Aptallık Talimleri!
"Doğru" olanı
"yanlış" olan üzerinden öğretme çarpıklığı toplumumuzda çok yaygın olan bir
eğitim yanılgısıdır.
Çocuklara hatalı
davranışlarla örnek olunması kaçınılmaz hale gelince, hem hatayı sürdürüp
hem de sakın yapma diye uyarıda bulunmak, taze beyinlere aklın dışına
sürüklemek için atılan ilk adımlardandır. Çocukların sorgulamalarına ya,
"daha küçüksün anlamazsın" veya "bu böyledir fazla sorma" kestirmeleri
üzerinden verilen cevaplar da öyle.
Pek çok yerde
aklın devreden çıkması, pek çok davranış örneğinde görüldüğü gibi yavaş,
yavaş kabul ettirilerek yeni nesillere sunulan akıl dışılık hali, sonunda:
akıllılığın aptallıkla, mantıklılığın saçmalıkla, doğruluğun da yanlışlıkla
yer değiştirdiği bir düzen yaratır.
Böylece
aptallaştırılan nesiller, toplumsal düzene uygun hale gelen kafalarıyla
toplumla bütünleşirler.
Daha yenilerde
Bitlis'te bir okulda yangın söndürme tatbikatı için ateş yakıp söndürme
provası yapmaya kalkan öğretmenler, sönmekte olan ateşi alevlendirmek için
elindeki tineri ateşe dökmesini öğrenciye söylerler.Komutlara uyan çocuklar
harlayan ve patlayan alevlerden yaralanır.
Aklı kullanma
eksikliğinden kaynaklanan düşüncesizliklerin çoğu, tüm görünürlüğüne karşın
görünmez kaza olarak algılandığı için bu davranış, nesillerden nesillere
aktarılarak süren bir düzen oluşturur.
Son olarak
İstanbul'da yakınlarındaki kazı çalışması nedeniyle bir hastane binası ve
buna bağlı kreşte oluşan çatlaklar, bir felakete yol açar endişesiyle
boşaltılır. Ama kısa bir süre sonra yeni yer bulunamadığı için anne
babaların oluşan riski göze alıp çocuklarını tekrar yuvaya getirmeye
kalkmaları bu tür akıl iptali örneklerinden birini oluşturdu.
Gazetecilerin
olayı fark etmelerinin kendilerine iletilmesiyle koşarak gelip, uyumakta
olan çocuklarını kaldırıp oradan uzaklaştırmaya kalkıyorlar. Biraraya
gelince yeni yer bulunmamasını protesto için yürüyüşe geçerek aynı davranışı
sergiliyorlar.
Gazeteci,
"çocuklarınızı bu durumu bile bile mi bırakıyorsunuz?" diye sorduğunda "ne
yapalım, çaresizlikten" demeleri herşey bir yana çocuklarına yanlışı bildiği
halde yapmaya devam etme mesajı vererek, akıl dışılık kodlaması
örneklerinden birini oluşturdular.
Miniklerin yapılan
ve söylenenlerden uyku mahmurluğuyla nasıl bir sonuç çıkardıklarını görünce
aptallaştırma işleminin nasıl çok yönlü biçimlendiği de anlaşılıyordu.
Çok sevimli bir
minik oğlanın "neler oldu" diye soran gazeteciye: "Uyuyordum, uyandım. Tatil
olduğu için evimize gidiyoruz" demesi ve ardından "ne tatili bu" diye
sorulan soruya biraz duraladıktan sonra "Kasım ayı geldiği için tatile
girdik" demesi çok sevimli bir ifade olarak güldürse de, yeni nesilleri
aptallaştırmanın nasıl oluştuğunu açıkca örnekliyordu.
Belli ki iyi
niyetli bu minik, etrafındaki yetişkinlerin kendi sorularına verdikleri
anlamsız cevaplardan uyku sersemliği içinde böyle bir sonuç çıkarmıştı.
Aileler, derhal
hak arama tavrına bürünüp çocuklarıyla protesto eylemine geçerken her türlü
yanlışı bile bile yapma tavrının nasıl çarpık bir toplumsal algı yarattığını
gösterdiler. Akıllıca ve art niyetsiz anlama çabalarıyla sordukları sorulara
böyle anlamsız ve aklı devre dışı bırakan cevap alarak büyüyen çocuklar,
kısa sürede düzene uyacaklardır.
Kaynak
gösterimi: Özkan, S., www.0-18.org, Düşününce..., Yazının başlığı, 2011
|