|

|
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
ÇOCUKLAR SUÇ İŞLEMEK İSTER Mİ ?
Son zamanlarda
ülkemizde, yasalara ve toplumsal kurallara karşı gelme
davranışlarında inanılmaz bir artış yaşanmaktadır. Bu
davranışların büyük bir kısmını ise henüz 18 yaşını doldurmamış
çocuklarımız yapmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da
çocuklarımızın suç işleme oranlarında hızlı bir artış
yaşanmaktadır.
Hiçbir çocuk suç işlemek, ceza almak yada özünde kötülük yapmak
istemez. O zaman insanın aklına şu soru geliyor, niçin ve neden bu
çocuklar suça yöneliyor veya yönlendiriliyor? Bu çocuklar yalnızca
basit hırsızlık olayları ile de kalmıyor daha ciddi suçlara
yönelimleri de giderek artıyor. Orta öğretim çağındaki çocuklar
üzerinde yapılan son araştırmalar da göstermektedir ki suç ve
şiddet eğilimi 18 yaş altındaki çocuklarımızda hızla artmaktadır.
Bu eğilime paralel olarak uyuşturucu madde kullanımı, alkol ve
sigara gibi kötü alışkanlıklarda benzer şekilde giderek
artmaktadır.
Unutulmaması gereken önemli bir unsurda, bu çocukların günün
birinde birer yetişkin olarak daha kötü suçlara
yönelebilecekleridir. Toplumsal yapımızın sağlıklı olmasını
istiyorsak her türlü önlemi almamız ve bu çocuklarımızı yeniden
topluma kazandırmamız gerekmektedir. Suç işleyen çocuklara yönelik
yalnızca yasal düzenlemeler yapmak yada sadece ailesini
cezalandırmaya gitmenin kolaycı bir yaklaşım olacağı
kanaatindeyim. Bu güne kadar bu çocukları yada ailelerini
cezalandırma yoluna gitmek bu sorunu çözmemiş aksine daha da
artırmıştır. Tabi ki bazı durumlarda çocuklara yada ailelerine
yönelik cezai yaptırımlarda bulunulması caydırıcılık anlamında
gereklidir. Ancak bu tür uygulamalar tek başına yeterli değildir.
Bu alana ilişkin gerekli sosyal hizmet politikalarının
oluşturulması gerekmektedir.
Sonuç olarak sosyal sorunları, yalnızca merkezi yönetim
politikaları ile çözmenin mümkün olmadığı da ne yazık ki geçen
süre zarfında yaşanan deneyimlerle ortaya çıkmıştır. Gerek yerel
yönetimlerin gerekse sivil toplum kuruluşlarının konuya daha
ciddiyet ve hassasiyetle yaklaşmaları gerekmektedir. Belediyelerin
yada il özel idarelerinin acil bir şekilde suç ve şiddet
olaylarının yoğun yaşandığı semt ve mahallelerde toplum merkezleri
açarak yoksul ailelere yönelik gerekli sosyal hizmet
politikalarını oluşturmaları ve uygulamaları gerekmektedir.
Suç
işleme olaylarının yoksullukla bağlantısı yadsınamaz bir
gerçektir. Son yasal düzenlemeler kapsamında çıkarılan, 2005 tarih
ve 5302 sayılı İl özel idaresi kanununda, yoksulluğu azaltmak
amacıyla ihtiyaç sahibi ailelere mikro kredi uygulamasının
başlatması öngörülmektedir. Bu uygulamanın İl Sosyal Hizmetler
Müdürlüklerine bağlı Toplum Merkezleri aracılığı ile yapılmasının
daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. Çünkü Bu uygulamaların
alanında eğitimli meslek elemanları tarafından yapılması, hizmetin
verimliliğini ve etkinliğini artıracaktır.
Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Geleceğimizi düşünüyorsak
çocuklarımızı sağlıklı yetiştirmeliyiz. Yalnızca kendi
çocuklarımızı değil, ihtiyacı olan diğer çocukları yetiştirmek
içinde yardımcı olmalıyız. Çünkü onlarda bizim çocuklarımız ve
bizim geleceğimizdir. |