|

|
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
DÜN
BİR YUVADAYDIM
Dün ziyarette
gittiğim bir yuvadaki, çocukları görünce bir kez daha anladım ki
kurum bakımının yerine farklı bakım modellerinin bir an önce
uygulanması gerekmektedir. Bu çocuklara kurum bakımı maddi anlamda
her şeyin en güzelini verebilir. Ancak sevgi toplu bakımla
verilebilecek bir şey değildir.
Yuvanın merdivenlerden yukarı çıkarken 4 yaş grubuna ait 40 kadar
çocukla merdivenlerde karşılaştım. Oyun odasına götürülüyorlardı.
Bu çocuklardan bazıları merdivenlerde diğer arkadaşlarına
yetişebilmek için elleriyle merdivenlerden yukarıya çıkmaya
çalışıyorlardı. Bu çocuklardan birini alıp merdivenlerden yukarıya
çıkardığımda diğer çocukların da gözlerimin içine bakarak aynı
şeyi istediklerini gördüm. Yuva görevlilerinin bütün özverili
çalışmalarına rağmen o an bir şeyi tekrar fark ettim ki bire bir
ilgi ve sevginin yuva yaşamından ne kadar uzak olduğu gerçeğiydi.
Korunmaya muhtaç çocukların kurumsal yapı içinde bakılmaları
geçmişten bu güne gelen geleneksel bakım modeli alışkanlığından
kaynaklanıyor. Ancak günümüzdeki yerelleşme bağlamında bu
çocuklara kendi ailelerinin yanında bakmak büyük ölçüde mümkündür.
Çünkü bu çocukların ailelerinin büyük çoğunluğu çocuklarını
ekonomik nedenlerle yuva ve yurtlara vermektedir.
Mevcut kurumsal yapı anlayışının dışında, yeni yasal
düzenlemelerle takip sistemine dayalı olarak bu çocuklara sevgiyi
ve dünyalarını geri vermek mümkündür. Kurum bakımı, özel vakalar
(Aile içi ihmal ve istismara maruz kalanlar) hariç günümüz
koşullarında uygun bir bakım modeli değildir. Çünkü kurum
bakımının aile sevgisine eş değer bir sevgiyi vermesi söz konusu
değildir. Ayrıca kurum bakımının maliyeti oldukça yüksektir.
Alışkanlık
haline gelen kurum bakımı ve diğer bakım modelleri yerine çocuğa
öncellikle anne babasının yanında, anne babasının durumu uygun
değilse diğer akrabalarının yanında bakmanın daha uygun bir model
olacağı kanaatindeyim. Koruyucu aile ve diğer bakım modelleri
toplumumuz tarafından yeterince benimsenmemiştir. Çünkü topluma
ait uygulayacağınız modeller toplumun ruhunu ve değerlerini
yansıtmalıdır. Aksi taktirde istenilen başarıya ulaşmak mümkün
değildir. Anne baba ya da akrabalarının yanında çocukların
bakımına ilişkin modellin uygulanabilmesi için alanında
uzmanlaşmış meslek elemanlarından oluşan bir ekip ve takip sistemi
yeterli olabilir.
En
önemlisi büyük kurumlara ve olağan üstü personelle gereksinim
ortadan kaldırılabilir. Korunmaya muhtaç 20.000 çocuğa bakım
sağlayacağımız olanaklarla en az 60.000 korunmaya muhtaç çocuğa
bakım ve yardım sağlayabiliriz. Bu da kamu kaynaklarının daha
etkili ve verimli kullanımını beraberinde getirecektir. Böylece
hem 20.000 çocuğu kurum bakımından kurtarmış hem de dışarıda
mağdur olan en az 40.000 çocuğa ve ailesine mevcut kaynaklarla
çözüm bulmuş oluruz.
Unutmayalım ki geleceğimizi inşa edecek olan çocuklarımızın
sağlıklı birer birey olarak yetiştirilmeleri her şeyden önemlidir.
Çünkü sağlıklı toplumları ancak sağlıklı bireyler oluşturur.
Sağlıklı toplum olabilmemizin yolu ise sağlıklı çözümler
üretmemizden geçmektedir. Sevgiyle kalın ve sevgiyle çoğalın.
|