|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
GERÇEKTEN ÇOCUK VE İNSAN HAKLARI VAR MI?
Bazen insan yaşama dair güzel şeylerle karşılaşınca umut dolar ve
her şeyin güzel olabileceği hayali ile mutlu olur. Bazen de kimi
olaylar yaşama dair umutları kırar ve derin bir hayal kırıklığı
yaşatır. Son iki hafta içerisinde Filistin’de ölen çocuklar başta
olmak üzere yaşanan bütün ölümler insan olan herkesi derinden
etkilemelidir. Özellikle çocuklar başta olmak üzere insanlar hangi
ırktan ve dinden olursa olsun öldürülmemeli ancak, yaşanan bu
süreç, insanlığın oluşturduğu bütün yargı ve denetim
mekanizmalarının işlerliliğini ve inandırıcılığının sorgulanmasına
yol açmaktadır.
Görsel ve yazılı medyaya yansıyan savaş haberlerinin devamı
niteliğinde gelişmelerde yaşanmaya devam etmekte ve halen ölümler
bütün hızıyla sürmektedir. Ancak, bütün bu olumsuzlukların yanında
farklı olumsuz haberler de gelmiyor değil. Örneğin; Suudi
Arabistan’ın en büyük dini otoritesi olan baş müftüden tam da
çocukların öldürüldüğü bu günlerde bir açıklama geliyor.
Açıklamanın özünde ise 10 yaşında kızlar evlenebilirmiş, kızlara
haksızlık yapılmamalıymış!... Bu açıklama beni düşündürürken bir
habe rde ülkemizden yansıdı medyaya, bu belki de daha kötüydü.
Çorum’da 13 yaşındaki bir kıza 9 kişi tecavüz etmiş, kız çocuğunu
önüne gelene pazarlamışlar, bu da kesmemiş sapıkları ve bu sefer
de 13 yaşındaki kızın diğer arkadaşlarına da benzer uygulamalarda
bulunmuşlar ve sonuçta yakalanmışlar.
Yukarıdaki benzer olaylara maruz kalan çocukların savaşta ölen
çocuklardan pek de iyi durumda olduklarını kim söyleyebilir ki?
Kimileri Filistin’de savaşta öldürülüyorlar, kimileri burada
tecavüze uğrayıp, akıl ve ruh sağlıklarını kaybediyorlar. Kimileri
de 10 yaşında küçücük çocukken evlendirilmek zorunda
bırakılıyorlar. Çocuklar adına herkes karar veriyor ama ne yazık
ki hakkında karar verilenler yani çocuklar ortada yok.
İnsan düşünmeden edemiyor, bu çocuklar uğramış oldukları yıkımlar
sonucunda geleceğin sağlıklı nesillerini nasıl oluşturacaklar? Ya
da yaşamlarını mutlu ve huzurlu nasıl kılabilirler? 10 yaşında
evlendirilecek bir çocuk nasıl okuyabilir ya da nasıl bir gelecek
hayal edebilir? Bu yaşanan sürece ilişkin tek şey söylenilebilir
diye düşünüyorum. Tek söylenilecek şey akıl tutulmasıdır. Herkes
her şeyi çok ama çok iyi bildiğini sanıyor ama kimse bir diğerinin
yaşam hakkına ya da vücut bütünlüğüne saygı duymuyor.
Sonuç olarak, bütün bu yaşananların da geçici olduğunu bilmemiz
gerekiyor. Ancak, bu çocuklara yazık olmuyor mu? Onları kendi
karanlık dünyalarına çekerek yok edenlerin sayısı nedense
azalmıyor aksine artıyor. Peki, o zaman insan sormadan edemiyor,
nerde insan hakları? Nerde çocuk hakları? Nerde yaşama hakkı?
İnsan bu sorulara cevap alamayınca da şu soruyu soruyor kendi
kendine, peki bütün bu haklar bizleri kandırmak için mi vardı?
|