|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
KÜRESEL EKONOMİK KRİZ SONRASI YENİ SOSYAL POLİTİKALARA GEREKSİNİM
VAR MI?
Önümüzdeki süreçte bütün dünyayı etkileyen ekonomik krizin insani
boyuttaki yansımaları daha belirgin bir hale gelebilir. Bu
yansımalar daha çok işsizlik, suça yönelme, fuhuş, çocuk, kadın ve
yaşlı istismarlarında artışların yaşanması şeklinde kendisini
gösterebilir. Yani toplumsal yapıda çeşitli çözülmelere neden
olabilir. Özellikle de insanların ruh sağlığı üzerindeki olumsuz
etkileri sonucu boşanma, suç işleme ve intihar oranlarında dikkate
değer artışların yaşanmasına yol açabilir.
Yani
özetlemek gerekirse önümüzdeki süreçte, mevcut krizin sosyal
boyutu da dikkate alınarak yeni sosyal politikaların oluşturulması
gerekmektedir. Bu kriz göstermiştir ki paradan para kazanmaya
çalışan ülkeler kadar, üçüncü dünya ülkelerini de sıcak para ve
sadaka kültürü yardımlar nedeniyle olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu durumun sonucu olarak mevcut sosyal yardım ve sosyal hizmet
uygulamalarının balık verme değil, balık tutmayı öğretme
mantığıyla yeniden oluşturulması gerekmektedir.
Ülkemizin bu krizden en az düzeyde etkilenmesini umuyoruz. Ancak
yine de olumsuz yansımalarının olabileceğini ekonomik veriler
göstermektedir. Örneğin; Eylül ayı verilerine göre ülkemizde işsiz
sayısı 200.000 kişi artmıştır.
Önümüzdeki süreçte ortaya çıkabilecek daha büyük olumsuzlukları en
aza indirgeyebilmek tabii ki mümkün olabilir. Çünkü hayatta hiçbir
şeyin imkansız olduğunu düşünmüyorum. Krizler beraberinde yeni
fırsatları da getirebilmektedir. Önemli olan gerekli çıkarımları
yaparak gerekli önlemleri alabilmektir.
Bu
durum ülkemizdeki sosyal hizmet ve sosyal yardım politikalarında
da yeni yaklaşımları gerekli kılacaktır. İşsizliği önleyici
politikalar acil olarak oluşturulmalı ve uygulanmalıdır. Aksi
takdirde yaşanabilecek olumsuzlukların toplumsal yapıda önemli
çözülmelere yol açabileceği göz ardı edilmemelidir.
Ekonomik krizler sosyal dokuyu oldukça olumsuz yönde
etkileyebilmektedir. Bu duruma örnek verecek olursak, kriz
dönemlerindeki suç işleme ve boşanma oranlarına bakılabilir.
Ayrıca çok fazla kişiye sosyal yardım vermek de bir yere kadar
doğru olabilir. Çünkü sadece yardımlara bağımlı bir kitlenin
yaratılması toplumu tembel ve verimsiz kılmakla kalmaz, aynı
zamanda hedefsiz ve amaçsız kitle yığınları haline dönüştürür ki
bu da bireylerin ve toplumun özgür iradesinin ellerinden
alınmasına yol açabilir.
Sonuç olarak; önümüzdeki süreçte dünya ekonomisinde ve sosyal
politikalarda önemli değişiklikler söz konusu olabilir. Diğer
ülkeler gibi bizim de konuya ilişkin gerekli çalışmaları yapmamız
gerekmektedir. Aksi takdirde ekonomik krizin sosyal maliyeti daha
büyük felaketlere yol açabilir.
|