|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
SEVGİ DOLU BİR ÇOCUĞU YETİŞTİREBİLMENİN YOLU ÖNCELİKLE KENDİNİZİ
SEVMEKTEN
GEÇER
Hiçbir şey güzel olamaz sevginin insana verdiği sıcaklık kadar ve
hiçbir şey özel olamaz sevginin olağan üstülüğü kadar. Gerçek
sevgi yürekten gelir ve karşınızdaki kişiye bir şekilde kendisini
hissettirir. Karşılıklı bir huzur ve anlayış meydana gelir, şayet
sevgi egodan değil de yürekten gerçek olandan geliyorsa, o sevgi
her şeyi var edebilir. Saflığı ve temizliği ile yaşamımızdaki en
özel şeydir var olan aslında.
Çocuklarımızla olan ilişkilerimizde de şayet bu sevgiyi içtenlikle
yakalayabilirsek sorun çözülmüş demektir. Çocuk anne ve babanın
bir kopyası gibidir. Anne ve babayı çok iyi gözlemler. En iyi
eğitimi almış bir uzmandan dahi daha akılıca yüreği ile sezer
ilişkilerdeki sevgi ya da nefreti ve gözlemler anne babayı ya da
diğer ilişkileri ve sonra onları öğrenir ve bir süre sonra size
gerisin geri iade etmeye yani yansıtmaya başlar.
Şayet çocuğunuzun davranışlarında bir sorun yoksa gözlerinin içi
gülüyorsa sizi dinliyor ve sizde onu dinleyip anlayabiliyorsanız
birbirinizi güzellikle var edebiliyorsunuz demektir. Şayet
çocuğunuzda aşırı alınganlık, aşırı şiddet, yalan söyleme vb.
davranışlar varsa hatta kendini dövüyorsa yani kafasını bir yere
vuruyorsa, aşırı saldırgansa lütfen çocuğa değil eşinizle olan
ilişkinize bir bakın. Sorun çocukta değil eşinizle olan
ilişkinizde olabilir.
Aile
Danışma Merkezine gelen bir aile kendileri için değil 4 yaşındaki
erkek çocukları için geldiklerini söylüyorlardı. Sorunları ise
çocuklarının huzursuzluğu, arkadaşları ile anlaşamaması, kendini
yere atarak kafasını yere vurması, sürekli ağlaması, diğer
çocuklarla anlaşamaması vb, şikayetleri vardı. Ancak yapılan
görüşme sonucu, sorun çocukta değil anne ve baba arasındaki
şiddetli geçimsizlikteydi. Çocuğun sevgi eksikliği yaşadığı ortaya
çıkmaya başlamış ve anne babanın aile terapisine alınmalarına ve
tedavi görmelerine karar verilmişti. Çünkü çocuğun yaptığı sadece
anne ve babasının davranışlarına bakarak kendi algılayışıyla
olayları yansıtmaktı.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki evlilikteki patoloji mutlak
surette çocuklara yansımakta ve ileriki süreçte onlarında
yaşantısını çıkmaza sokabilmektedir. Eşinizle olan sorunların
farkında olamasanız bile, çocuğunuzdaki yansımalar sizi çok
rahatsız ediyorsa lütfen bir aile danışmanına müracaat edin o sizi
yönlendirecektir.
Unutmayın ki sorunsuz bir hayat ölü olmak gibidir, yaşarken
yaşantımızın her alanında sorunlar daima olacaktır. Önemli olan
sorunların üstesinden anlayışla ve sevgiyle gelebilmektir. Her
ilişkide sorunların olması doğaldır. Ancak önemli olan sorunların
farkına varabilmek ve gerekli müdahalelerle sorunu ortadan
kaldırabilmektir. Sorunları bazen aile içinde kendi aranızda
çözümleyebilirsiniz, bazen de profesyonel yardım almanız
gerekebilir. Lütfen aile bireyleri olarak birbirinizi suçlamayın
sadece kendinizi eşinizin yerine koyun ve bir an olsun onu
anlamaya çalışın, sevgiyi koruyun göreceksiniz ki çocuğunuzda
sevgi içinde var olacaktır.
Sevgiyi kendinizden ve çevrenizdeki insanlardan hatta doğadan bile
esirgemeyin unutmayın ki sevgi en önemli varoluş farkındalığıdır.
Bunu başkası için değil öncelikle kendiniz için var edin ki her
şey daha güzel olsun…
|