|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
BİR YAŞAM ÖYKÜSÜNÜN BİZE ANLATTIKLARI
Kolay olmuyor bazen yaşama tutunmak ve kaybeden oluveriyor insan
birden bire. Çoğu zaman yaşama tutunabilmek için ailemizdeki
bireylerden ya da diğer akrabalarımızdan yardım alarak ayakta
kalmayı başarabiliyoruz. Şayet ailenizden veya akrabalarınızdan
birileri yoksa ya da sizinle hiç mi hiç ilgilenmiyorsa, hayatla
mücadele etmeniz inanılmaz derecede zorlaşabiliyor.
Yetiştirme yurtlarında kalan ve 18 yaşını doldurduktan sonra
kuruluşlardan ayrılan çocuklarımızın birçoğunun durumu da benzer
koşulları içerebilmektedir. Kendinizi bir an için bir kız çocuğu
olarak hayal edin, 18 yaşını doldurduktan sonra yetiştirme
yurdundan ayrılıyorsunuz. Annenizin yanına yerleşiyorsunuz.
Annenizin çeşitli sorunları mevcut ve karşılıklı olarak uyum
sorunu yaşıyorsunuz ve anneniz sizi evden kovuyor. Gidebileceğiniz
hiçbir yeriniz yok, yurttan ayrıldığınız için yasal olarak geri
dönmenizde mümkün değil.
Unutmadan herhangi bir işiniz ve geçicide olsa yanına
sığınabileceğiniz bir akrabanız da yok, anneniz sizi evden
kovduğunda yanınızda çok az bir para ve valizinizdeki birkaç giyim
eşyanızdan başka hiçbir şeyiniz yok. Yurtta uzun süre kaldığınız
için dışarıda nasıl yaşanılacağı, ilişkilerin nasıl kurulacağı ya
da herhangi bir konuda nasıl davranmanız gerektiğini bile
bilemiyorsunuz. Lütfen bir an için düşünün, bu durum tam bir kabus
değil mi?
19
yaşında bir kız çocuğu olarak başınıza neler gelebileceğini hayal
bile edemeyebilirsiniz. Genç kızımız kritik bir noktada
durmaktadır, ne yapacağını bilemez ve aklına kaldığı yurdun müdürü
gelir, ancak önce kalacak yer sorununu çözmek zorundadır. Yurttan
daha önce ayrılmış bir arkadaşının yanına sığınır ve hemen yurt
müdürünün yanına gider ve durumunu anlatır. Müdür başka bir
kurumun müdürünü arayarak genç kızı bir temizlik firmasından işe
yerleştirir. Genç kız yanında kaldığı arkadaşının yakınında tek
odalı bir ev kiralar ve yaşamını bütün zorluklara rağmen yeniden
kurmayı başarır. Aynı zamanda açık öğretimden üniversite eğitimini
de sürdürmeyi ihmal etmez.
Bu
genç kızımız bir şekilde hayata tutunmayı başarabilmiştir. Ancak
bu çocuğumuz gibi on binlerce çocuğumuz her gün yaşama tutunmaya
çalışmaktadır.
Sonuç olarak; yurtlardan ayrılan çocuklarımızın
karşılaşabilecekleri her türlü sorunda hiç çekinmeden
başvurabilecekleri bir sosyal hizmet takip sisteminin
oluşturulması gerekmektedir. Sadece bu çocuklarımız için değil
bütün çocuklarımız için kriz anlarında başvurabilecekleri sosyal
hizmet merkezlerinin özellikle yerel yönetimler bünyesinde yer
alması gerekmektedir. Çocuklarımız sahipsiz olmadıklarını
bildiklerinde hayata bakışları ve geleceğe ilişkin umutları bir
başka olacaktır. Çünkü her ne olursa olsun önemsenmek güzel
şeydir. Bir de bu önemsenmeye gerçekten ihtiyacınız varsa …
|