|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
UNDP TÜRKİYE 2008 İNSANİ GELİŞME RAPORUNUN ANLATTIKLARI
Gerçekleri görerek gerekli önlemleri almak mı? Yoksa sorunları
görmezden gelmek mi bizi daha mutlu edebilir? Ülkemizde onlarca
yıldır süren ve sorunları bir türlü çözemeyen anlayışla, sorunları
yok kabul ederek ortadan kaldırabilir miyiz? Yani yok farz etmek
sorunları yok eder mi? Birçok insan yaşadığımız bu süreçte
sorunları görmeyi ve anlamayı bırakın duymayı dahi sorunların en
büyüğü olarak kabul etmekte ve sorunların gerçekte olmadığını farz
ederek kendini mutlu ve olumlu düşünen insan kategorisine sokmakta
böylece de mutlu yaşamına devam edebilmektedir.
Şayet bu durum bir yanılsama içeriyorsa, toplumsal geleceğimizi
ilgilendiren çok önemli gerçekleri dahi görmemezlikten
geliyorsak, geleceğimiz olan çocuklarımıza istemeyerekte olsa en
büyük ihaneti yapıyor olabilir miyiz? Bu ülkeyi geleceğe taşıyacak
olan çocuklarımızın dünyadaki diğer çocuklarla yarışabilmeleri
için dünyadaki en iyi eğitim olanaklarını çocuklarımıza sunmamız
gerekmez mi? Aksi takdirde ilerlememizi, gelişmemizi ve toplumsal
barışımızı nasıl sağlayabiliriz ki?
Bugün basında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP)
''Türkiye 2008 - İnsani Gelişme Raporu'' yer almaktaydı. Rapora
göre, Türkiye, genç işsiz oranında 177 ülke arasında 10'uncu
sırada, eğitim endeksinde ise 104'üncü sırada olduğu ifade
edilmektedir. Ayrıca rapor Türkiye'de eğitim kalitesinin de düşük
olduğunu bilimsel olarak vurgulanmaktadır.
Bu
raporda değişik ülkelerden elde edilen bilgiler küresel düzeyde
kıyaslamaya tabi tutulmaktadır. Türkiye’nin 177 ülke ile
kıyaslanmasına ilişkin sonuçlar ise ülkemiz açısından çok fazla iç
açıcı gözükmemektedir. Çünkü raporda ülkemizdeki zorunlu eğitim
süresinin uzamasına rağmen temel becerilerin kazanılmasını güvence
altına almadığı konusuna, 2001 yılında yapılan bir araştırma
sonuçları örnek olarak verilmekte ve Türkiye'de 4'üncü sınıf
öğrencilerinin yüzde 42'sinin okur-yazarlık derecesinin en alt
seviyede olduğunun tespit edildiğine işaret edilmektedir. Ayrıca
öğrencilerin değişik kaynaklardan edindikleri bilgileri sentezleme
gücünden yoksun oldukları konusuna da vurgu yapılmaktadır.
UNESCO'nun hazırladığı Herkes İçin Eğitim Gelişme Endeksinde ise
Türkiye 125 ülke arasında 77'inci sırada yer alıyor. Öğrencilerin
hayat sorunlarıyla ilgili problemleri çözme başarılarına göre
yapılan sıralamada da Türkiye, katılan 40 ülke arasından sondan
5'inci sırada yer almaktadır.
Sonuç olarak, bu bilimsel verileri görelim ve gerekli önlemlerimi
alalım mı? Yoksa yok farz ederek mevcut mutlu yolumuza mı devam
edelim. Acaba sorunları görmek mi zor, kendimizi kandırmak mı?
|