|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
KORUYUCU AİLE UYGULAMASI NEDİR?
Koruyucu aile uygulaması ülkemizde 14 ekim 1993 tarihinde
çıkarılan bir yönetmelik ile yasal olarak yürürlüğe girmiştir.
Koruyucu aile yönetmeliği 24/ 05/ 1983 tarih ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 23’üncü maddesine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Bu
yönetmelik ile yuva ve yurtlarımızda kalmakta olan çocuklarımızın,
kendi aileleri dışındaki başka ailelerin yanında,
yetiştirilebilmelerine olanak sağlanması amaç-lanmaktadır.
Yönetmelikte; koruyucu ailenin seçimi, koruyucu aileye verilecek
olan çocuğun seçimi, bu işlemin kimler tarafından ve nasıl
gerçekleştirilebileceğini belirten yasal düzenlemeler yer
almaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin e bendinde de koruyucu aile
kimdir sorusuna yanıt verilmektedir. “Bu Yönetmelikte belirlenen
esas ve usullere göre İl Müdürlükleri denetiminde kısa veya uzun
süreli, bedelli veya bedelsiz olarak çocuk bakımını üstlenen,
çocuğun aile ortamında yaşamını sağlayan, öz anne- baba yerini
tutabilecek aileler veya kişileri, ifade eder.” denilmektedir.
Yine aynı yönetmeliğin 14. maddesinde ise “Koruyucu aile ve yanına
yerleştirilen çocuk, görevli sosyal çalışmacı tarafından düzenli
olarak izlenir. Ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik gerekli
mesleki çalışmalar yapılır.” ifadesi yer almaktadır.
Bütün bu yasal düzenlemelere rağmen, ülkemizde koruyucu aile olmak
isteyen insanların sayısı yok denilebilecek kadar azdır. Koruyucu
aile sistemi evlat edinme sisteminden oldukça farklı bir yapıya
sahiptir. Evlat edinmek isteyen insanların sayısı, koruyucu aile
olmak isteyen insanlardan kat ve kat fazladır. Koruyucu ailede
çocuk mahkeme kararı ile değil, sadece komisyon tarafından aileye
geçici bir süre için verilmektedir. Evlat edinmeden farklı olarak
çocuğun gerçek ailesi ile görüşmesi de sağlanabilmektedir. Ayrıca
koruyucu ailenin kendi öz çocukları da bulunabilmektedir. Kısacası
koruyucu aile evlat edinilme şartlarına sahip olmayan çocukların
aile ortamında yetiştirilebilmelerine olanak sağlayan bir model
olarak karşımıza çıkmaktadır. Koruyucu aileler bu hizmetlerinin
karşılığı olarak isterlerse bir miktar ücret de alabilmektedirler.
Ayrıca çocuğun gereksinmeleri de yine devlet tarafından
karşılanabilmektedir.
Bütün bu yasal düzenlemelere rağmen, Koruyucu aile uygulaması
ülkemizde yeterince başarılı bir şekilde uygulanamamaktadır. Çünkü
bu model yeterince halkımız tarafından benimsenmemiştir. Yani anne
ve babası bulunan ancak çeşitli nedenlerle yuva ve yurtlarımızda
kalmakta olan çocuklarımızın, koruyucu aile uygulamalarından
yeterince yararlandıklarını söylemek mümkün gözükmemektedir.
Sonuç olarak, koruyucu aile modeli ülkemizde, bugüne kadar
başarıyla uygulanamamıştır. Ancak bu durumun değiştirilemez olduğu
anlamı da çıkarılmamalıdır. Koruyucu aile modelinin topluma daha
fazla tanıtılması gerekmektedir. Bu konuda yazılı ve görsel medya
yoluyla ailelere gerekli bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti
verilmelidir. Ayrıca koruyucu ailelerin seçiminde, çocukların öz
akrabalarından yararlanılabilmesi daha fazla koruyucu aile
sağlanması anlamına gelebilecektir. Böylece daha az çocuğun kurum
bakımında kalması sağlanmış olabilecektir.
Unutulmamalıdır ki Kurum Bakımı dışındaki bu tür bakım
modellerinin yeterince geliştirilmesi geleceğimiz olan çocukların
daha sağlıklı yetiştirilmelerine yardımcı olabilecektir.
|