|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
SOSYAL HİZMET KURULUŞLARINDA MALİYET ANALİZİ
Maliyet analizi genellikle özel sektör tarafından uygulanan bir
işletme kavramıdır. Ancak bu kavramın 1990’lardan sonra yeni kamu
yönetimi anlayışı ile birlikte, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında
da hızlı bir şekilde uygulanılmaya başlandığı görülmüştür.
Bu
süreçte devletin daha etkin ve verimli hale gelebilmesi için
küçültülmesi ve asli görevlerinin sınırlarına çekilmesi düşüncesi
yaygın olarak kabul edilmiştir. Günümüzde bütün dünyada kamunun
küçültülmesi kapsamında yer alan en önemli konulardan birisi de
sosyal hizmetler ve sosyal yardımlardır. Devletler bu alanlardan
çekilerek bu görevleri daha çok sivil toplum ve bir ölçüye kadar
da belediyelere bırakmayı öngörmektedirler.
Ülkemizde de 2000’li yıllardan günümüze kadar bu yöndeki yasal
düzenlemelerin süreç halinde devam ettiğini görmekteyiz. Bütün bu
yasal düzenlemelere rağmen belediyeler ya da merkezi yönetim
tarafından kurumsal düzeyde verilen sosyal hizmet uygulamalarının
birim maliyetlerinin oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bunun
nedeni ise sosyal hizmet uygulamalarının tamamına yakının kurum
bakımına dayandırılması ya da sosyal yardımların büyük
çoğunluğunun kime, neden, nasıl, dağıtılacağının tam bir
standardizasyona bağlanamamış olması gösterilebilir.
Örneğin çocuk yuvasındaki korunmaya muhtaç bir çocuğun devlete
aylık bakım maliyeti yaklaşık olarak 1.200 – 1.500 YTL
arasındadır. Ayrıca huzurevinde kalan bir yaşlının da ortalama
olarak devlete aylık maliyeti en az 1.200 YTL civarındadır. Bu
maliyet rakamları ister istemez insanın aklına şu soruları
getirmektedir. Türkiye genelinde yaklaşık kaç kişi bu düzeyde maaş
alabilmektedir? Asgari ücretle çalışıp eşine ve çocuklarına
bakmaya çalışan insanlar ayda sadece 500-600 YTL ile geçinmeye
çalışırken sadece bir kişinin maliyetinin bu rakamların iki
katından bile fazla olması düşündürücü değil midir?
Zaten kurum bakımı bütün dünyada özel vakalar hariç tercih
edilmeyen bir bakım modeli olduğuna göre bu bakım modelini bu
kadar yüksek birim maliyetleri ile sürdürmeye çalışmak sizce de
gereksiz değil mi? Artık günümüzde insan doğasına daha uygun ve
maliyeti daha düşük olan yeni sosyal hizmet yaklaşımları bilimsel
kabul gören gerçekler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ülkemizde kamu kaynaklarının sınırlılığı göz önüne alınacak olursa
daha az kaynakla daha fazla insanımıza hizmet vermek zorunda
olduğumuz gerçeği önümüzde durmaktadır. Ayrıca mevcut sosyal
hizmet kuruluşlarının maliyet analizi açısından ne kadar
profesyonelce yönetildiği ayrıca araştırılması gereken bilimsel
bir konudur.
Sonuç olarak ülkemizde sosyal hizmet kuruluşlarında fayda ve
maliyet analizi yapılmalıdır. Çünkü mevcut kaynaklarla şuan hizmet
verilen müracaatçı kesimin en az üç ya da dört katına hizmet
vermek söz konusu olabilir. Yeterki bilimsel ve sağlıklı
değerlendirmeler altında gerekli yasal düzenlemeleri yapabilelim.
Aksi takdirde kısa süre sonra sosyal güvenlik sisteminde yaşanan
finansman sorularının daha olumsuzlarını sosyal hizmet ve sosyal
yardım alanında yaşamamız söz konusu olabilir.
|