|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
OKUL
SOSYAL HİZMETİ
Bugün ülkemizde yaklaşık olarak 30 milyon civarında 18 yaş altı
çocuk bulunmaktadır. Bu çocukların içerisinde her türlü ihmal ve
istimara maruz kalan veya kalabilecek milyonlarca da çocuğun
varlığından söz edilebilir.
Avrupa ülkeleri içerisinde en genç nüfusa sahip olmamıza rağmen,
çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik sosyal hizmet
politikalarımızın yeterince gelişmiş ve uygulanabilir olduğunu
söylemek ne yazık ki mevcut veriler ışığında çok fazla mümkün
gözükmemektedir. Bugün bütün gelişmiş ülkelerde çocuk konusu
gündeme geldiğinde akla ilk gelen sosyal hizmet uygulamalarının
başında okul sosyal hizmeti gelmektedir. Okul sosyal hizmeti
çocukları birebir takip sistemine dayalı bir yöntem olarak
kullanılmaktadır. Bu sosyal hizmet uygulaması sayesinde yalnızca
okuldaki çocuğa değil aynı zamanda evdeki okul yaşına gelmemiş
kardeşler de dahil olmak üzere bütün aileye kolaylıkla
ulaşılabilmektedir.
Ülkemizde ise çocuk konusu gündeme geldiğinde ilk akla gelen
kurumlardan birisi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumudur.
Ayrıca çocuklara yönelik ihmal ve istismar denildiği zamanda yine
çoğunlukla insanların aklına yuva ve yurtlarda yaşanan
olumsuzluklar gelmektedir. Ancak bugün SHÇEK’ten kurum bakımı
dışında, ayni ve nakdi yardım alanlar da dahil olmak üzere
SHÇEK’in ulaşabildiği toplam çocuk sayısı 10 binlerle ifade
edilebilmektedir. Ülkemizdeki toplam çocuk oranı ile
kıyaslandığında SHÇEK’ın oldukça sınırlı bir hizmet sunduğu ortaya
çıkmaktadır. Bu hizmet modelleri de çağımızın gereği olan iyi
yönetişim ilkelerine yeterince uygun düşmemektedir.
Oysa
okul sosyal hizmetinde, çocukların her türlü sosyal, ekonomik ve
psikolojik sorunlarında öğretmenlerinin önerisi ile Sosyal Hizmet
Uzmanı çocukla ve ailesiyle gerekli mesleki çalışmalarını
yapmakta ve şayet ihtiyaç söz konusu olursa diğer kurumlarla da
işbirliği içerisine girebilmektedir. Ülkemizde ise okullarda
sadece psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri verilmeye
çalışılmaktadır. Ancak benim burada ifade etmeye çalıştığım okul
sosyal hizmeti daha kapsamlı bir sosyal hizmet modelini
içermektedir.
Ülkemizde de gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, okul sosyal
hizmetinin uygulanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması
halinde, daha sağlıklı bireylerin ve toplumun ortaya çıkmasına
yardımcı olabilecektir. Okul sosyal hizmeti okullardaki şiddetin
ve madde bağımlılığının azalmasına, ayrıca çocukların okul
başarılarına da olumlu yönde katkı sağlayabilecektir. Burada asıl
önemli olan ise, ülke genelinde her çocuğa ve dolayısıyla her
aileye ihtiyaç duyduğunda sosyal hizmet sunulmuş olacaktır. Aksi
takdirde sosyal hizmet uygulamaları kurum bakımı ya da ayni nakdi
yardımlar ile sınırlı kalacak ve gerçek sosyal hizmet uygulamaları
anlaşılamayacaktır.
|