|

|
 |
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
GECEKONDU MAHALLELERİNDE ÇOCUK KLÜPLERİ
Halen devam etmekte olan göç ve gecekondu bölgeleri büyük
kentlerimizin en önemli sorunlarından birisi olarak karşımıza
çıkmaktadır. Nüfusumuzun yaklaşık olarak %75’i kentlerde
yaşamaktadır. Kentlerde yaşayan insanlarımızın büyük çoğunluğu ise
gecekondu bölgelerinde bulunmaktadır. Gecekondu bölgelerinde doğum
oranlarının daha yüksek olması, bu bölgelerde 0-18 yaş arası
çocuklarımıza yönelik daha fazla kamusal hizmetlere gereksinim
duyulmasını doğurmaktadır.
Gecekondu bölgelerindeki çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde
büyüyebilmeleri için yerel yönetimlere de önemli sorumluluklar
düşmektedir. Yerel yönetimler her mahallede çocuk klüpleri açarak,
bu çocukları sokakta ki her türlü tehlikeye karşı korucu hizmetler
sunabilirler. Bu konuda bütün gelişmiş ülkelerde sokak sosyal
hizmeti olarak ifade edebileceğimiz bir sosyal hizmet uygulaması
bulunmaktadır. Böylece mahalledeki bütün çocukları uyuşturucuya,
şiddete, sokak çetelerine vb. karşı koruma ve kollama olanağı
mümkün olabilmektedir.
Mahalledeki çocuklar okul dışı boş zamanlarında çocuk kulübü
olarak adlandırabileceğimiz bu merkezlere gelerek çeşitli oyunlar
oynayabilmekte, sosyal ve psikolojik destek alabilmekte ya da
dersleri için yardımlar alabilmektedirler. Çocuklar arasında
arkadaşlık ilişkilerinin geliştirilmesi sağlanarak, çocukların
birbirlerine yardımcı olabilmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca çocuklar
gerek aileleri ile ilgili gerekse kendileri ile ilgili bütün
sorunlarında bu merkeze gelerek profesyonel yardım
alabilmektedirler.
Bizler için çok basit gibi gözüken kimi yerel sosyal hizmet
uygulamaları çok başarılı sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.
Örneğin, Japonya’da yerel yönetimler kendi belediye sınırları
içerisinde 18 yaşını doldurarak yetişkin konumuna gelen çocuklar
için yetişkinlik törenleri düzenleyerek gençlere yalnız
olmadıkları ve önemsendikleri izlenimini vermektedir. Böylece
aileler ve çocukları kendilerini önemsenmiş hissetmekte, ayrıca
bölgeye ait olma duygularının gelişmesine de yardımcı
olabilmektedir. Çok basit gibi gözüken bu uygulamanın çok güzel
sonuçlar doğurduğunu söylememiz mümkün. Bu örnekten de
anlaşılacağı gibi gelinen noktada yerel yönetimler yalnızca
sorunlu ya da bakıma muhtaç çocukları değil bütün çocukları
kapsayan ve önemseyen bir anlayışa sahip olmalıdır.
Yerel yönetimlerde halkın bütün kesimlerinin yönetime katılımının
sağlanabilmesi açısından da bu ve benzeri sosyal hizmet
uygulamaları oldukça önemlidir. Sonuç olarak ülkemizde de yerel
yönetimler, çocuklarımıza yönelik bu tür sosyal hizmet projeleri
geliştirerek uygulamalıdır. Özellikle gecekondu bölgelerinde çocuk
klüpleri oluşturarak çocukların sağlıklı gelişmelerine önemli
katkılarda bulunabilirler. Unutmayalım ki bu tür uygulamalar
çocuklarımızın daha mutlu ve eğitimli olmalarına yardımcı
olacaktır. |