|

|
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
MAHALLEDEKİ ÇOCUK VE SOSYAL HİZMET
Son
günlerde gençler tarafından işlenen ürkütücü cinayetler, bir kez
daha bizlere bir şeylerin doğru gitmediğini göstermektedir. Genç
nüfusun çok yoğun olduğu ülkemizde bu nüfusun olumlu yöne kanalize
edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde eğitimi olmayan, suç
işleyen, uyuşturucu kullanan, genç bir kitlenin toplumsal yapıda
meydana getirebileceği olumsuzlukların etkisi düşündüğümüzden daha
yıkıcı olabilir. Ne yazık ki bu tür sorunları yaşayan
gençlerimizin sayısı hızla artmaktadır. Doğal olarak bu çocuklar
sadece kendileri ve aileleri için değil toplum içinde önemli bir
sorun haline gelmektedirler.
Medyada; şiddet içerikli haberlerin kaynağı olarak, sık sık
adölasan dönemindeki çocukları görmekteyiz. Örneğin bu gün
televizyon haberlerinde İstanbul Kartal’da tek katlı bir
gecekonduda yaşanan korkunç bir cinayetten görüntüler
verilmekteydi. Bir gencin annesinden uyuşturucu almak için para
istediği, ancak annenin ekonomik durumu kötü olduğu için bu
isteğini karşılayamadığı ve bu nedenle oğlu tarafından öldürüldüğü
ifade edilmekteydi. Bu ve benzeri haberleri sanki sinema filmi
izlermiş gibi izlemek ve asla kendimizin, çocuklarımızın yada
yakınlarımızın başına gelmeyecekmiş gibi düşünmek bizler açısından
da büyük bir yanılgıdır.
Gençlerimiz arasında hızla artan; suç işleme olayları, sokak
çocukları, korunmaya muhtaç çocuklar, uyuşturucu madde
kullanımının okullarda hızla yaygınlaşması, çocuk işçiliği vb
oranlarındaki artışlar, toplumsal geleceğimizin sahipleri olan
çocuklarımızı hızla esir almakta ve yaygınlaşmaktadır. Bütün bu
olumsuz gelişmelere karşın ülkemizde yerel yönetimlerin yada diğer
kamu kurumlarının bu konularda yeterince çaba gösterdiklerini
söylemek ne yazık ki mümkün gözükmemektedir.
Bu
konuda şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki sorunların çözümü
sanıldığı kadar imkansız değildir. Geri dönüşü olmayan noktalara
gelmeden önce gerekli önlemleri almak mümkündür. Ancak, üzücü
olan, bu sorunların çözülmesi gerekliliği henüz ülkemizde
yeterince kabul görememektedir. Bu sorunların çözümünde özellikle
yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir. Büyükşehir
belediyeleri yada ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde yaşayan
genç nüfusu kolaylıkla yönlendirebilirler. Bu konuda yapılması
gereken tek şey mahalle ölçeğinde sosyal hizmet birimleri
oluşturmak ve her mahallede sosyal ve ekonomik sorunları olan
ailelere ve daha da önemlisi bu ailelerin çocuklarına
ulaşabilmektir. Uyuşturucuya ve şiddete yönelme ihtimali olan bu
çocuklarla gerekli mesleki çalışmalar yapılarak, eğitime
yönlendirilmeleri sağlanabilir.
Sonuç olarak; yukarıda ifade etmeye çalıştığım sosyal sorunların
çözüm yolları mevcut olduğu halde, bu sorunları yok farz etmek
bizleri gerçeklerin varlığından uzaklaştırabilir mi? Sizce
yalnızca bir çocuğu bile mutlu etmek ve gelecekten umutlu hale
getirmenin ölçülebilir bir değeri olabilir mi? İçimizde ve
vicdanımızda vereceği huzurun hangi maddi karşılığı olabilir ki?
|