|

|
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
GECEKONDU MAHALLELERİNDE SOSYAL HİZMET UYGULAMASI
İstatistik verileri büyük şehirlerimizdeki şiddette dayalı
olayların hızlı tırmanışının devam edeceğini göstermektedir. Yani
suç işleme oranlarında hızlı bir artış, suçsuz ve günahsız
insanların mağduriyetinde de doğal olarak hızlı bir yükseliş
gözlenecektir. Bunun sonucu olarak da insanlar sokakta yürürken
daha tedirgin ve ürkek hale gelebileceklerdir. Her an sokakta ya
da evlerinde başlarına ne geleceği kaygısı ve korkusunu
yaşayacaklardır.
Ayrıca bilindiği üzere halen büyük şehirlerimize göç devam
etmektedir. Yaklaşık 10 milyon insanımızın daha büyük şehirlere
göç etmesi beklenmektedir. Mevcut nüfusla başa çıkamayan büyük
kentlerimizi daha da zor günler beklemektedir. Yaşanan bütün bu
olumsuzluklara rağmen, tabii ki bu konularda çözüm önerileri
geliştirmek mümkündür. Bütün sorunları tamamıyla ortadan kaldırmak
bugünkü dünya koşullarında hiçbir ülke için mümkün
gözükmemektedir, ancak, sorunları azaltmak ya da doğabilecek yeni
sosyal sorunların etkisini azaltabilmek tabii ki mümkündür.
Aslında yerel yönetimler kendi il veya ilçe sınırları içerisinde
mahalle ölçeğinde sosyal hizmet örgütlenmelerini kurarak bu
sorunları en aza indirgeyebilirler. Geçmişte geleneksel aile
yapısının üstlenmiş olduğu rol ve sorumluluklar günümüzde büyük
şehirlerimizde fonksiyonel olmaktan hızla çıkmaktadır. Geleneksel
aile kurumunun üstlenmiş olduğu rol ve sorumlulukları büyük
şehirlerimizde kim yerine getirecektir? İnsanları kentsel yaşam
içinde uyum sorunları ile baş başa bırakarak, sorunlarını
çözmesini beklemek sağlıklı bir yaklaşım mıdır? Genç nüfusa sahip
olan ülkemizde eğitimsizlik ve işsizliğin de büyük sorun olduğu
göz önüne alınacak olursa gecekondu bölgelerinde yetişen
çocuklarımızı yönlendirme ve topluma kazandırma görevini kim
yerine getirecektir? Gecekondu bölgelerindeki ailelerin kamu
kurumları ile ilişkilerinin sağlanmasında kim yardımcı olacaktır?
Aslında benzer soruları çoğaltmak mümkündür ancak, önemli olan
hepimizin içinde yaşadığı bu sorunları nasıl çözebileceğimiz
noktasına kilitlenebilmektir.
Benzer sosyal sorunları yaşayan birçok gelişmiş ülkede mahalle
düzeyinde çözümlerin üretildiğini görmekteyiz. Ülkemizde de bu tür
sorunların çözümü için mahallelerde sosyal hizmet birimleri
oluşturulmalıdır. Böylece mahalle bazında sosyal sorunlara ve
ailelere müdahale edilebilecek ve gerekli danışmanlık hizmeti de
sunulmuş olacaktır. Çocukların boş zamanlarını değerlendirmeleri
kontrol altına alınarak rehberlik hizmeti verilebilecektir. Bu
yöntemle çocukların uyuşturucu, kapkaç, cinsel ihmal ve istismar
olaylarında kullanılmaları da önlenebilecektir. Ayrıca, bu
çocukların iş ve meslek edinmelerine yönelik hizmetlerde
sunulabilecektir. Aile danışmanlık hizmeti verilerek aile
bütünlüğüne yardımcı olunabilecektir. Böylece göçle büyük kentlere
gelen insanlarımıza yalnız olmadıkları ve her türlü sosyal
sorunlarında ihtiyaç duydukları desteğin yerel yönetimlerce
sağlanacağı güvencesi de verilerek, kentsel yapıya uyumları daha
kolay sağlanabilecektir.
Sonuç olarak sosyal sorunları çözmek ya da önlemek günümüz
koşulları içerisinde mümkün gözükmektedir, yeter ki sorunları
çözebilmek için gereken cesareti ve özveriyi gösterebilelim. Çünkü
bugün çözülmeyen ya da ertelenen sosyal sorunlar gelecekte daha
büyük sorunlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. |