|

|
Sosyal Hizmet Penceresinden |
|
Taner ARTAN |
YUVA
HASTALIĞI NEDİR?
Korunmaya ve bakıma muhtaç çocuklarımızın sayısında son zamanlarda
hızlı bir artışın olduğu görülmektedir. Yeni yurt ve yuvaların
açılması, sorunu çözme anlamında yeterli olamamaktadır. Bütün yuva
ve yurtlardaki olanakları en iyi noktaya getirmiş olsanız dahi bu
bakım modeli insanın varlığına temelden aykırı bir bakım
modelidir. Çünkü çocukluk döneminde sağlıklı bir gelişimin
sağlanabilmesi için birebir ilgi ve sevgi en büyük gereksinim
olarak ortaya çıkmaktadır. Toplu bakım altındaki çocuklara en
güzel giyecekleri ve yiyecekleri sağlasanız dahi, bu durum
çocukların sağlıklı yetişmesi için yeterli değildir.
Bu
gün yuva ve yurtlarımızda, çocuklarımız en az 30 kişilik grup
evlerinde kalmaktadırlar. Bir bakıcı anne bu çocuklarımızın hem
fiziksel gereksinimlerini karşılamaya, hem de anne sevgi ve
sıcaklığını vermeye çalışmaktadır. Bu imkansızdır. Çocuklardaki
temel güven duygusunun gelişmesinde anne sevgisinin ve ilgisinin
önemi yadsınamaz. Ayrıca bu çocuklar bütün bayanlara anne, bütün
erkeklere ise baba figürü olarak yaklaşmaktadırlar. Yuva
çocuklarımız toplu bakımdan kaynaklı olarak sosyal yoksunluk
içerisindedirler. Yuva ve yurtlarımızdaki 0-6 yaş grubu
çocuklarımızda algı eksiklikleri de görülebilmektedir. Ayrıca bu
çocuklarımız aile yanındaki çocuklara oranla öğrenme güçlükleri de
yaşayabilmektedirler.
Toplu bakım modelinin çocuklar üzerinde bir çok olumsuz etkisi
bulunmaktadır. Ayrıca önemli bir olumsuz etkisi de kimi yuva
çocuklarımızda görünen yuva hastalığıdır. Yuva hastalığının en
önemli göstergesi grup içindeki çocuklardan uzaklaşma, tek başına
kalma isteği, kendini dış uyaranlara karşı soyutlama ve ritmik
olarak oturduğu yerde öne ve arkaya doğru sallanmadır. Yuva
hastalığına maruz kalan çocuk bütün gününü bu şekilde geçirmeye
çalışmaktadır. Ayrıca kimi yuva çocukları ise bu sallanma
esnasında başlarını duvarlara da vurabilmektedir. Bu davranış
bozukluğunun altında yatan temel neden ise tamamıyla ilgi
noksanlığı ve toplu bakıma duyulan tepkinin olumsuz bir
yansımasıdır. Yuva hastalığı tespit edilen çocuklara bire bir ilgi
ve sevgi imkanı sunulduğunda, bir süre sonra bu çocuklar normal
davranışlarına geri dönme eğilimi göstermektedirler.
Yuva
ve yurtlarımızda kalan çocuklarımızın diğer çocuklar gibi bire bir
anne ve baba olarak tanıyacakları ve temel güven duygularını
geliştirecekleri alternatif hizmet modellerinin geliştirilmesi
gerekmektedir. Ancak burada önemli bir unsurda geliştirilecek yeni
bakım modellerinin farklı amaçlara ve kişilere hizmet etmemesi
gerekmektedir. Yani yeni bakım modellerinin sadece ve sadece
çocukların çıkarları doğrultusunda geliştirilmesi ve uygulanması
gerekmektedir. Toplu bakım insanlar için özünde sağlıklı bir bakım
modeli değildir. Bu bakım modeli hızla terk edilmelidir. İstisnai
durumlar haricinde ise uygulanmamalıdır. Çünkü bu bakım modeli
çocukların sağlıklı birer birey olarak yetiştirilebilmeleri için
uygun bir yaklaşım değildir. Gerçek yaşam koşullarından
soyutlanmış bu çocuklarımız sevgi yoksunluğu ile büyümek zorunda
kalmakta ve gerçek yaşamla yüzleştiklerinde oldukça büyük uyum
sorunları yaşaya bilmektedirler. |