|

|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
BİR KERE DAHA HAKSIZ OLMAYI
DİLİYORUM
Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir
Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmelik 24 Ocak 2006
tarihinde yayinlandi.
Çocuk Koruma
Kanununun Uygulanmasina İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkinda
Yönetmelik de aynı tarihte Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe
girdi.
Bu
Yönetmelikler uygulamada çok büyük bir açığın kapanmasina katkida
bulundu elbette. Ancak, Yönetmeliğin 31. maddesince Yönetmelik
hükümlerinin yürütülmesinden Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan ile Adalet Bakanı
sorumlu tutulmuşlardır ve gerekli donanıma ve alt yapıya sahip
olduklarından emin değilim. Haksız olmayı her zamanki gibi
gönülden diliyorum ve köşeme çekilip izleyeceğim. Hata olursa ben
demedim mi diye sevinenlerden değilim, gerçekten çok üzülürüm.
Yıllara, yıllara, yıllara ve yıllara sari çok emek var ve abuk
subuk boşa gitmesinden memnunluk duymak çok haince olur.
Yönetmelikler, “korunma
ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına,
haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin
usul ve esasları” düzenlemekle görevlendirilmiş. 5395 sayılı Çocuk
Koruma Kanununun 47 nci maddesine dayanılarak hazırlanan
Yönetmelikler “korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak
tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak
güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde kurumların görev ve
sorumluluklarına ilişkin hükümleri” ve “denetim altına alınmasına
karar verilen, korunma ihtiyacı olan ve suça sürüklenen çocuklar
hakkında yürütülecek uygulamalar ile sosyal inceleme raporlarına
ve suça sürüklenen çocukların soruşturma ile yargılama usûllerine
ilişkin kuralların uygulanmasına ve bu konuyla ilgili olarak görev
yapanların hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimine dair usul ve
esasları” kapsıyor.
“0-18
Vurursan Kırılır” sloganıyla başlattığımız Çocuk Hakları İçin
İletişim Grubumuza 16 Temmuz 2006’da yaptığım çağrıda Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Adalet Bakanlığı tarafından
hazırlanmış olan Yönetmeliklerin taslakları hakkında görüşlerinizi
paylaşmanız için çağrı yapmıştım. Gelen görüşleri ilgililere
ilettim. Hiç ses seda çıkmamıştı. Şimdi Yönetmeliklere bakıyorum
ve çocukla ilgili sahada çalışan uzmanların görüşlerine hiçbir
türlü rağbet edilmediğini anlıyorum. Bu, özellikle son dönemde
klasik kulak ardı etme, ben en iyi bilirim tutumunun yansıması
olarak yine ve yeniden karşımızda.
Yeni yılda en
iyi bilenlerden korunmak dileğimle bir örnek vereyim.
Yönetmeliklerin tanımlar maddelerinde, “Sosyal çalışma görevlisi:
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyal hizmet
alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını
ifade eder” denmekte. Bu durumda Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Uzmanları da çocuk hakkında sosyal inceleme raporu hazırlamak
üzere bilirkişi tayin edilebileceklerdir. Adlitıp uzmanı olma
şartından burada bahsedilmemiştir. Yani her psikolog adli rapor
düzenleme yetkisine sahip kılınmıştır. Sosyal Hizmetlerin
hazırladığı Yönetmeliğe göre sosyal çalışmacı 10 gün içerisinde
rapor hazırlamakla yükümlüyken Adalet Bakanlığının Yönetmeliğinde
(20. madde) hakimin kararına bağlı bir sürede sosyal inceleme
raporu düzenlenmesini zorunlu hale getiriyor. Dikkat, dikkat bu
süre içerisinde çocuk emniyet birimlerinin çocukla ilgili
birimlerinde koruma altında tutulacak. Böyle donanımlı yerler var
da ben niye bilmiyorum. Sanırım hakimler de bu tarz donanımlı
yerler olduğu hakkında ciddi endişe duyuyorlar ki genellikle
raporları 24 saat içinde istiyorlarmış. Çağrıma gelen yanıtlarda
sahada işlerin böyle yürüdüğü belirtilmekteydi. Ve ayrıca, adli
raporda istenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneği ve
algılama düzeyini belirlemek için zeka testi yapılması
gerektiğinden, mesai saatleri dışında zeka testi yaptırmanın
mümkün olmadığından, zeka testi yapılmadan, çocuk ve yakınlarıyla
görüşülmeden ayak üstü rapor düzenlendiğinden de bahsediliyordu.
Bir diğer
ayrıca ise çocuk hakkında tedbir kararı alınabilmesi için Sosyal
Hizmetler’den derhal rapor alınması da çok açık bir madde olarak
karşımıza çıkmakta.
Peki, Çocuk
Koruma Kanununun Uygulanmasina İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkinda
Yönetmeliğin 5 (4) maddesinde belirtilen suça sürüklenen çocuğun
ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler
sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi
bulundurulabilir ifadesine ne buyuracaksınız. Hakim çocuk hakimi
olabilir demeyin çünkü çocuk hakiminin bulunmadığı yerlerde çocuk
bürosunda görevli olmayan hakimler soruşturma yapabilirler hükmü
de Yönetmelikte mevcut.
Daha çok
olumsuz, tutarsız hükümler var Yönetmeliklerde. Bizden
sorulmamıştı ama yine de sırasıyla yazmıştım, yeniden yazarım.
Dileğim
çocuklar için iyi bir yıl olsun … |