|

|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
CUMHURİYET NASIL YAŞAYACAK?
29 Ekimleri
severim ve kutlarım. Bayrağımı balkonuma asar, komşularımı arar
bayrak asmalarını sıkı sıkı tembih ederim. Mahallede bayrak asan
ve asmayanlara bakarım. Asmayanların kapısını çalar asmalarını
rica ederim. Bayrağı olmayanlara bayrak hediye ederim.
Cumhurbaşkanı’nın Cumhuriyet balosunu takip eder, kim, nasıl
katılmış, ne giymiş dikkat ederim. Son senelerde Cumhuriyetimizin
kutlandığı balolarda bile siyaset derdinde olan milletvekillerine,
türbanla davet edildi edilmedi kavgasına zemin yaratan
milletvekillerinin eşlerine çok kızarım. Cumhuriyetin tek derdinin
Cumhuriyet Balosu’na türbanlı davet edildim, edilmedim maskaralığı
zannedilmesine, zannettirilmesine çok kızarım.
Bildiğiniz
gibi Kurtuluş Savaşımız farklı cephelerde verildi. Sadece
Yunanlılar’a, İngilizler’e, Ermeniler’e veya Fransızlar’a karşı
direnilmedi. Gericilik, dincilik yapanlara, kadını ve çocuğu son
sınıf insan görenlere karşı da verildi. Cumhuriyet’in temel
ilkeleri belirlendi. Kadınlar peçeden, türbandan KURTARILDI. 83
yıl sonra bugün, dikkat dikkat kadınlarımız Cumhuriyet Balosu’na
türbanlı katılmak istemekteler. Meclis’e de türbanlı girmek
istemişlerdi. Bu bir …
“Yaşasın
Cumhuriyet” diye törenlerde çocuklarımız ve gençlerimiz
bağıracaklar, Bağdat Caddesi’ndeki fener alayına mutlaka
katılacağım. Ancak bunlar, mutlaka yapılması gereken şekiller.
Gerçeklere baktığımızda ise ben bu fener alayında Yaşasın
Cumhuriyet diye nasıl bağıracağım? Türkiye’nin Doğusu ve Güney
Doğusu feodal sisteme teslim edilmişken, Cumhuriyet nasıl
yaşayacak? Bu iki …
Naile, tecavüz
sonucu hamile kalmış ve ailesinden korkusuna hamileliğinin 9
ayının dokuzunu da küçücük yaşında tek başına yaşamış bir kız
çocuğuydu. Tecavüz, kadın veya erkek bir insanın hayatını
karartmaya, insana kendisini “HİÇBİR ŞEYSİN” gibi hissettirmeye
başlı başına yeter de artar bile. Ölüm korkusundan, toplum dışına
itilmeyi göze alamamaktan, etini göstermişsindir muhabbetine maruz
kalmaktan sıyırabilmek için susmak ve acıyı içinde halletmekten
yorgun düşersin. Naile bir de üstelik hamileliğin yan etkilerini
saklamak zorunda kalmış bir çocuk. Ölürüm korkusuna yaşadığı
travmayı en yakınlarına bile söyleyemediğinden kendisine lanet
ettiği gibi midesi bulanınca öğürmemeyi, kusmamayı, mide
yanmalarına katlanmayı, vücudunun su toplamasını göstermemeyi akıl
etmiş, bu yükün altında ezilmiş bir çocuktan bahsediyoruz.
Naile’nin yaşam savaşının da suçlusu Amerika’dır diyebilenler
olacaktır aramızda ama hayır; burada suçlu, töreleri öven
Devlettir.
Devlet namus
cinayetlerini mi övüyor? Evet, ve aynı zamanda berdeli
(değiş-tokuş evliliği), soraratı (enişte-baldız evliliği),
leviratı (kayınbirader-yenge evliliği) geniş bir kültür
yelpazesine sahibiz şeklinde internet sitesi aracılığıyla
övmektedir. Kültür Bakanlığı’na ait bu sitede başlık parası, imam
nikahı, kız kaçırma gibi suçlar da ZENGİN KÜLTÜR YELPAZESİ adı
altında anılmakta ve bunların Cumhuriyetimiz’de suç olduğundan
bahsedilmemektedir. Hayret verici diğer bir söylem ise evlilik
törenlerinde DİNSEL ve BÜYÜSEL özlü işlemlerin varlığına düzülen
saçmasapan, akılsız övgüdür
(http://www.discoverturkey.com/kultursanat/halk-dugun.html).
Şimdi merak
ediyorum; TC Kültür Bakanlığı bu suçları kültür tipi olarak
överken, babası, amcası, dayısı ve ağabeyi tarafından
yargılandığında Naile’nin anası - köpekler ana olmasın -
neredeydi? Çocuğu göz göre göre babasına teslim eden sosyal hizmet
uzmanı ve diğerleri hangi akla hizmet etmekteydi? Naile’den başka
hangi çocuk risk altında olarak tanımlanabilir? Risk altında olan
çocukları korumakla yükümlü SHCEK’in başı bakan Nimet Çubukçu
çocuğu babasına teslim eden çalışanına ve diğer ilgililere karşı
bir girişimde bulunacak mı? Çocuklarını izinsiz yürüyüşte ön
saflara salan ailelere övgü düzen, bu suçu önlemeye çalışan polise
veryansın eden sivil insiyatif neredeler? Yoksa bu Cumhuriyet’te
suç nedir ne değildir anlayamamışlar mı? “Kader mahkumu” acıyanı,
mağduru dışlayanı Rahşan Ecevit ve af çıkartan meclis üyeleri
neredeler? Cinsel istismarı ancak şikayete bağlı olarak suç kabul
eden ve bunu da iki yıl meselesi yapıp ertelemeyi planlayan DEVLET
nerede? Suç içeren töreleri benimseyen, kanuna rağmen töre
uygulayan, silahlanan, feodal sistemi benimsemiş adamlara Devlet
dur diyebilecek mi? Bu savaş için Amerika suçludur, bizi geri
bıraktı diyenler de çıkacak mı? Ya da burada Amerika, Ermeni
soykırımı gibi popüler, kar getirici kelimeler olmadığı için
susacaklar mı?
Bu 29 Ekim’de,
doğumuzda ve güneydoğumuzda hakim feodal sisteme (aşiretleşmeye)
rağmen, PKK’yla ateşkes ne demek diye siyaset yapan ancak aşiret
reislerini bünyesinde bulunduran Meclis üyelerine rağmen
Cumhuriyeti nasıl yaşatacağız?
Aile içi
şiddeti, çocuğa yönelik şiddeti şikayete bağlı olarak suç kabul
edebilen kanunlar için “kanunlar yeterlidir, artık kadınlar
eğitilmelidir” diyebilen bakan Çubukçu’ya birisi çıkıp “yürütmeden
n’aber” diye sorabilecek midir?
Hepimizin
Cumhuriyet bayramı kutlu olsun derken Naile’ye yapılanları
unutmamamızı öneriyorum. |