ÇOCUĞUN GELECEĞİ İLE İLGİLİ KARARI KİM VERECEK?
Araştırmalar, araştırmalar...
Türkiye’de çocuk ile ilgili konularda pek araştırma yok. Bu
kanıya varmak için kıstasım diğer ülkelerde yapılan, yapılmış
olan çok sayıda profesyonel araştırmaların mevcudiyeti.
Devletimiz tarafından tutulan istatistiklere de açıkçası güven
olmuyor çünkü Devlet kendisine hasbel kader yansıyabilen
olgularla sınırlı kalıyor ve maalesef veri toplama ve analiz
sistemimiz yeni uluslar arası standartlara uymuyor.
Kısıtlı bütçeler ve kısıtlı motivasyon içerisinde sivil
toplumun ve akademisyenlerin kısıtlı örneklem ile
gerçekleştirdiği araştırmalara rağbet etmek ve bunlarla yön
bulmaya çalışmak kaçınılmaz.
0-18 olarak biz de çocuk hakları konulu bir kamu oyu
araştırması yaptık. Toplam 1083 onsekiz yaş üstü örneklemin
çocuk hakları konusunda düşünce, tutum ve davranışlarını
araştırdık. 2009 yılında gerçekleştirdiğimiz araştırma sonucu
en kısa zamanda arşivimizde yer alacak ama bulguların bir
kısmını kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çünkü güncel konumuz Anayasa değişikliği.
Yazının konusu doğrudan Anayasa değişikliği değil ama nasıl ve
ne/kim odaklı hazırlandığı ile ilgili. Çocuklar bu sürecin
içerisinde yer almadılar. Alabilirler miydi? Bence, HAYIR.
Bunun en önemli nedeni, çocuklarımızın katılımı için onları
yeterince bilinçlendirmemiş olmamız ve tabii ki kendi
yararlarını gözetecekleri görüşlerinin oluşmamış olması.
Bu tutum çok uzun yıllardır bizimle. Devletimiz ve maalesef
düşük sosyo-ekonomik grup çocuk odaklı düşünemiyor henüz.
Türkiye, çocuğun katılım hakkı açısından henüz sınıfı geçemez
konumda.
İşte ispatı...
Örneklemin;
%65,26’sı “hangi yaş grubu çocuk kavramını tanımlar” sorusunda
sınıfta kalmış.
%49,22’si daha önce Çocuk Hakları Sözleşmesini duymamış.
%28,72’si çocuğun kendisi ile ilgili kararlarda çocuğa
danışmanın gerekli olmadığını söylemiş.
%36,20’si çocukların dernek kurma hakkı olmadığını düşünürken,
%14,59’u konu hakkında bilgi sahibi değilmiş.
%22,53’ü çocuğunu ihmal ve istismar eden ebeveynlere hiçbir
ceza verilmeyeceğini söylerken, %8,68’i komşular ayıplar,
%14,68’i konu hakkında bilgim yok demiş.
%33,33’ü
aileler,
aile reisi olacağı için erkek çocukların eğitimine daha fazla
önem verilir buyurmuş.
%33,06’sı devletin çocukların uyuşturucu madde kullanımına
karşı korunmalarından devlet sorumlu değildir kanaatini
oluşturmuş.
2010 yılında toplumun hali bu. Mutluluk verici bir tablo değil
kuşkusuz. Devletin bunda sorumluluğu had safhada. Çocuğu
bırakın biz daha ebeveynleri eğitememişiz. Bu durumda Anayasa
değişikliği yapılacakken çocuğun görüşünün alınması diye bir
şey sözkonusu olabilir mi?
Çocuğun katılım hakkı bizden daha en az yüz yıl kadar
uzakta...