ÇOCUK
İNTİHARLARI
İntiharların sayısındaki azalmalar ve yükselmeler, ters
orantılı olarak, toplumun sosyal ve ekonomik durum
göstergelerinden biridir. Bireyin kendisine yönelik bu tarz
şiddet uygulamasında, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve
kültürel
faktorlerin/nedenlerin varligindan bahsetmek genel tekrarsa da
Türkiye’de çocuk intiharlarının %51,38’inin intihar nedeni
bilinmiyor. 2005 yılı içerisinde 432 çocuk intihar etmiş.
Bunların 358’i 15-19 yaş aralığındaki gençler ve 74’ü 15 yaş
altı çocuklar.
İntihar sayısının diğer ülkelere oranla düşük olmasının
sebebini “intihar etmek dini inançlarımıza ters olduğu için”
şeklinde belirtmek mümkünse de kaza olarak raporlanan ölümlere
de çok dikkat edilmesi gerektiğini söylemek boynumuzun borcu.
Güneydoğu’da traktör tekerleği altında kaza ile ezilen,
Fırat’ın serin sularında kazayla boğuluveren veya kazayla
tarım ilacı içen kız çocuklarının çokluğu son derece dikkat
çekiciyken başka bir konuya daha değinmekte fayda var.
İntihar olgularının arkasında töre ve namus cinayetlerinin
varlığından ciddi şüphe edilmeli. Tekrarlamak lazım; dikkat
dikkat... 2005 yılında intihar eden çocukların 222’sinin neden
intihar ettikleri bilinmiyor.
Ama bizim uzmanlarımız yurttaş beyanlarına çok rağbet ederler.
İntiharsa intihardır, kazaysa kazadır. Birey ölmüştür, kendisi
için zaten yapacak birşey yoktur, kutuyu açtırmamalı ve kötüyü
söyletmemeliyiz. Ben yine de çocukla ilgili hizmet üretenlerin
mutlaka şüpheci olmaları gerektiğini düşünüyorum.
TUİK verilerini paylaşmaya devam ederken dikkatimi çekti,
gerek 15 yaş altı gerekse 15-19 yaş grubunda görülen intihar
olgularında, intihar edenlerin cinsiyet dağılımları hemen
hemen eşit.
Nedeni bilinen intihar olgularının nedenlerine göre
dağılımlarında ise her grupta aile geçimsizliği ilk neden
olarak gösterilmiş. Hissi ilişki ve istediği ile evlenememe,
ikinci başı çeken neden olarak karşımızda. Öğrenim
başarısızlığı nedeniyle intihar, beklentimin aksine 15 yaş
altı grupta üçüncü sırada yer almış. Hastalık nedeniyle
intiharın ise 15-19 yaş grubunda üçüncü sırada olması dikkat
çekiyor. Geçim zorluğu nedeniyle intihar edenlerin sayısı ise
15-19 yaş grubunda sadece 9 kişi. Bunların %44,44’ü erkek,
%55,56’sı ise kadın.
Bir diğer bulgu ise 15-19 yaş grubunda intihar edenlerden
intihar nedeni bilinmeyenlerin %51,66’sı yani 93’ü kadın.
2001 yılı verilerine göre 15 yaş altı intihar olgularının
sayısı 60. 2005’de ise sayı 74’e yükselmiş.
Çocukların hangi yöntemlerle intihar ettiklerinin detayını
sormayın ama yöntemler sırasıyla kendini asma, kimyevi madde
kullanma, ateşli silah kullanma ve yüksekten atlama şeklinde.
Bu sayılar çok şey ifade ediyor. Sayfalarca yazabilirim ama
beni en çok ilgilendiren yönü çocuk intiharlarının yarıdan
fazlasının intihar etme nedeninin bilinmiyor olması.
Şüphe ediyorum, elimde değil...
Keşke herkes şüphelense diyorum.
Malumlar ise intihar olgularının münferit olduğundan ve
ailelerin tek sorumlu olduğundan bahsedecekler ve bir yılda
gerçekleşen 432 çocuk intihar sayısının az oluşundan dem
vuracaklardır.
Sahi, kaç öğrenci türbanla üniversiteye giremiyordu da hakları
korunmalıydı, hatırlayamadım. YÖK Başkanı Özcan “türbanlı
öğrenci sayısı sanıldığı kadar fazla değil, öyle 3-5 türbanlı
öğrenciyle Cumhuriyet’in laikliği falan gitmez”
demişti.
2005’de 432 çocuğun intihar ettiğinden bahsediyoruz. Çocukları
yaşatmak boynumuzun borcu değil miydi Sözleşme’den kaynaklı
olarak?