BAŞBAKANIN İŞ LİSTESİ 2
Çocuk odaklı hizmet üretimi maalesef yeterli düzeyde ve
çeşitlilikte değildir. Kurumlar, evet asli görevlerini yerine
getirmek için çaba sarfetmektedirler ancak çocuk meselelerine
duyarsızlık o kadar çok yıla saridir ki sadece yaptım mı
yaptım aklı selimsizliği toplum dengelerinin bozulmasını
engellemeye yetmemektedir.
Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği tarafından 10 ilde
10.000 “7-18” yaş çocuk üzerinde gerçekleştirilen anket
çalışmasının sonuçları oldukça çarpıcıdır. Çalışmaya göre
çocukların
%7,8’i tek
çocuktur. İki kardeş olanların oranı %31,4 olup en geniş oran
ile iki kardeş ilk sıradadır. Bunu %26,7’lik oranla üç kardeş
takip etmekte ve dört ve üstü kardeş sayısına sahip ailelerin
toplam oranı %34,1’dir. Çocukların aile yapısı içerisinde çok
çocukluluğun yaygın olduğu, aile planlamasına rağbet
edilmediği ya da dinen karşı çıkıldığı anlaşılmıştır. İller
içerisinde Şanlıurfa (%40,7) Van (%42,3) ve Diyarbakır’da
(%46,6) beş veya üstü çocuklu ailelerin oranının diğer illere
nazaran çarpıcı şekilde fazla oduğu tespit edilmiştir. Bu
illerde çocukların yarıya yakını beş ve üstü kardeşinin
olduğunu söylemiştir.
Çocukların
çok çocuklu ailelerde istismar ve ihmal edilmeleri ihtimali
yüksektir. Bu durumda sayın Başbakan, bu hafta göreviniz aile
planlamasıyla ilgili.
Bildiğiniz
gibi gebe kadına ve çocuk başına geçim ücreti ödenmesi sosyal
politikanız gereğidir. Toplumda dilencilik kültürü
geliştirdiğinizin farkında mısınız? Ben, bu durumu
hayırseverlikle karıştırdığınızın farkındayım. Sizin işiniz
fakire fukaraya para yardımı yaparak Devlet’i sevaba sokmak
(!) değildir. Onu hayırsever yurttaşlar ve sosyal yardım
hizmeti sunmak için yapılandırılmış sivil toplum kuruluşları
yapar. Onları teşvik ediniz öncelikle. Siz ise riskli
bölgelerde yani öncelikle Şanlıurfa, Van ve Diyarbakır
illerimizde aile planlaması bilincinin geliştirilmesi ve
uygulanmasının yaygınlaştırılması için sağlık personelinize,
sosyal hizmet uzmanlarınıza ve eğitimcilerinize talimat
vereceksiniz. Varlığınıza rağmen feodal yapı ve din baskısının
yoğun yaşandığı bu illerde din görevlilerinize de talimat
vermenizi tavsiye ederim. Hatta konuyla ilgili olarak din
görevlilerine yönelik hizmet-içi eğitimler başlatmalısınız.
Türban günlüğünüzde şaka gibi gelecektir ama bu eğitimlerin
verilmesinde akademisyenlere güvenin tavsiyesinde bulunarak
katma değer yaratmış olmak isterim.
Ardından
çocuk başına aylık para ödemelerin, gebe kadınlara gebelikleri
boyunca aylık para ödemelerin hangi koşullarda kimlere
ödeneceğini ciddi ciddi belirleyecek ve takip/denetim koşulu
getireceksiniz. Bu sosyal yardımlardan faydalananlar arasında
ayrımcılık yapmayacağınıza dair yemin etmiştiniz,
hatırlatırım.
Yani bu
haftaki işiniz topluma yapabildiğiniz kadar çok çocuk yapın
mesajı değil bakabileceğiniz kadar çocuk yapın mesajı
vermektir. Bu sizin de işinize gelir. Düşününüz dış borçlar
meselesi.
Nasıl çok
zor değil değil mi? Türbanla kadınları kısıtlamayı kaç yılda
başardıysanız onun onda biri kadar bile çaba sarfetmenize
gerek olmayacak göreceksiniz. Siz neleri başardınız, aile
planlamasını mı başaramayacaksınız. Haydi bakalım, görelim
sizi.
Türkiye’de
çok çocuklu ailelerde her türlü ihmal ve istismar edilen
çocuklar var.