GENÇLİK VE SPOR GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Bu ne kadar güzel bir kurum ismi. Okurken bile insanı
gülümsetiyor. Ama ...
Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) 14 Temmuz 1922’de
kurulmuş.
İlk
başkanlığını Ali Sami Yen, asbaşkanlıklarını da Burhan Felek
ve Ali Seyfi yapmış. Devlet’in spora merakı ise 1936’da
gelişmiş ve Türk Spor Klübü bu yılda kurumuş. Bugünkü Gençlik
ve Spor Genel Müdürlüğü’nin temeli ise 16 Temmuz 1938’de 3530
sayılı yasa ile atılmış. Arada sürekli değişen yasalarla
Kurum, bir Başbakanlığa bağlanmış, bir Milli Eğitime
bağlanmış. İşin ilginç kısmı ise 2. Demirel Hükümeti zamanında
yani 1970’de Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile Gençlik ve Spor
Bakanlığının kurulmasıdır. Cumhuriyetimizin ilk Gençlik ve
Spor Bakanı ise İsmet Sezgin’dir. İşin ilginç kısmı ikinci
madde ise bu Bakanlığın kapatılmasıdır. Kurum 1989 yılında
Başbakanlığa bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü halini
almıştır.
Bu, neden
bu kadar ilginç? İlginç çünkü günümüzde çocuk hakları ile
ilgili çalışan sivil topum kuruluşları, bir Çocuk Bakanlığı
kurulması gerekliliğinden inatla bahsetmektedirler. Var olanı
geliştirmek yerine kapatmak uygun görülmüştür çocuklar
açısından. Tıpkı giderek artan trafik araçlarına rağmen var
olan yolların kapatılması, daraltılması gibi. Bize alkışlamak
düşer yeniden !
Aslında
var mı var zihniyetinden sıyırmak adına Bakanlığın kapatılmış
olması takdir bile edilebilir ama günümüzde gerçekten çocukla
ilgili çalışacak bir Bakanlığa ihtiyaç vardır. Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (Başbakanlığa bağlı bir
başka genel müdürlüktür) çocuğun mağdur duruma düştükten,
sağlıklı fiziksel ve zihinsel gelişimi aksadıktan sonra
rehabilite etmek üzere, barındırmak üzere yapılanmış bir
kurumdur. Çocuk bu Kuruma aile, toplum ve Devlet işbirliği ile
muhtaç bırakılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı bu cümleyi
kendisine düstur yapması gerektiğini bilmelidir. Ama nedense
oralı bile değildir. Tıpkı medyanın, “eğitim medyanın görevi
değildir” zihniyeti gibi. Eğitim kurumları çocuğa bilgi
aktarır. Çocuk alırsa bu bilgiyi ne aladır, almazsa aile
kabahatlidir. Çocuğun başkaca bir gereksiniminden Milli
Eğitime nedir…
Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğü ciddi bütçesi olan bir Kurum. Seksenbir
ilde toplam 1.256.512 sporcusu varmış. Türkiye Futbol
Federasyonu ve Milli Eğitim Bakanlığının sporcularıyla
birlikte bu sayı 1.991.797’ye ulaşmış. Temel eğitimde olan
çocukların sayısını düşününce sporcu çocuk sayısı ne kadar az
duruyor değil mi? Bu açıdan bakıldığında Kurumların çocukları
spora yönlendirmede sınıfta kaldıkları görülmekte. Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğünün görevlerine baktığımızda notlarının
neden düşük olması gerektiğini çok daha iyi anlayacaksınız.
Görevlerin
başında “a) Vatandaşın ve okuldışı gençlerin fizik, moral güç
ve yeteneklerini sağlayan beden eğitimi, oyun, cimnastik ve
Spor faaliyetlerini sevk ve idare etmek; gençliğin boş
zamanının değerlendirilmesine ilişkin hizmetleri yürütmek,
bilgi ve beceri kursları düzenlemek, gençlerin kötü
alışkanlıklardan korunması için gerekli tedbirleri almak, b)
Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bütün öğretim
kurumlarının; yurt içi ve yurt dışı spor faaliyetlerini
programlamak, beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin esaslarını
tespit etmek, yürütmek, bu faaliyetlere ait araç, gereç ve
benzeri ihtiyaçları sağlamak” gelmekte. Ben çok yakından
biliyorum ki İstanbul Bağdat Caddesinde ikamet etmekte olan
Fenerbahçe Lisesinin kapalı bir spor salonu yok, techizat mı o
da ne demek kimsenin bildiği yok ve eğitim döneminin büyük
bölümü soğuk havada geçtiğinden açık alanda spor yapmak da
mümkün değil. Ağrı’da 12.000 den fazla sporcudan
bahsedilmekteyse de ben bunu pek samimi bulamadım. Bu da bir
başka var mı var durumudur herhalde. Çocukların boş
zamanlarını değerlendirmesi için Kurumun gerçekleştirdiği
faaliyetleri bileniniz var mı? Ben duymadım. Ya gençlerin kötü
alışkanlıklardan korunması için gerekli tedbirlerin alınması
görevi hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben 12-13 yaşlarında
sokakta sigara içen kız ve erkek çocuklar görüyorum. Sahile
inin hepsinin ellerinde bira ve vodka şişeleri var. Bir
arkadaşım evladını eroine kurban verdi. Suçlu aile, suçlu
evlat davranışalarına kafa tutmaya çalışıyor. Çok uzağa
bakmama gerek yok.
Bu durumda
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün görevleri arasında bulunan
, “Futbol müsabakalarında müşterek bahis (Spor – Toto ve Spor
– Loto) düzenlemek, yönetmek” işine daha bir ağırlık
verdiğini, Devlet’in bu müşterek bahislerden ciddi kazancı
olduğunu söylersek yanılmış olmayız. Futbol Federasyonu ile
ilgili çalışmaları da buna katarsak, …
Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğünün hangi hedef kitleye hizmet verdiğini,
vermesi gerektiğini biran önce gözden geçirmesinde fayda var
sanırım. Siz ne dersiniz?