|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
VERİ CAMBAZLIĞI : SHCEK KORUMA SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
TC Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu
Sosyal Riski Azaltma Projesi Proje Koordinasyon Birimi, SHCEK
Koruma Sisteminin Değerlendirilmesi için bir araştırma yaptırmış.
Araştırmanın tarihi belli değilse de bulgularının analizi çok
ilginç.
Araştırmayı
yapan firma Kurumun kayıtlarından derlenen bilgiler ışığında
yuvalardaki çocukların koruma altına alınmasının ilk sırada gelen
nedeni için %71.6 ile ekonomik ve sosyal yoksunluğu işaret etmiş.
Bu oran çocuktan da sorumlu Devlet Bakanı tarafından ülkemizde
yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle SHCEK’in çile çektiğinin
resmidir şeklinde yorumlanmıştı. Bakan, “suçlu çocuk da bize
geliyor fakir çocuk da” beyanında bulunuvermişti. Kendisi
kendisine yontmakta birincidir ve Başbakan tarafından
alkışlanmaktadır ancak burada her ikisi de bilmelidir ki ekonomik
sıkıntılar ve yanlış sosyal politikalar hükümetin sorumluluğudur
ve bu hükümet son dönemde en uzun süre iktidarda kalmış
hükümettir. İğneyi kendine çuvaldızı … Sıyırma çalışmaları
boşunadır, yoksulluk nedeniyle mağdur olan çocuklar da yasa gereği
SHCEK’in sorumluluğundadır.
Zaten
araştırmayı biraz daha alıcı gözle incelediniz mi %71.6’lık oranın
aslında göz boyama olduğunu anlayıveriyorsunuz. Araştırmanın bir
diger bulgusu şöyle; “Çocuğun
esenliğini ya da güvenliğini tehdit eden diğer nedenlerden en az
biri daha söz konusu olmaksızın yalnızca ailenin ekonomik ya da
sosyal yoksunluğu nedeniyle koruma altına alınan çocukların oranı
yüzde 38’dir.” Hani %71.6'ydı?
Ben
bundan ne anladım? Sadece fakirlik nedeniyle kurum bakımı altına
alınan çocuklarla istismar edilmiş, rehabilitasyona gereksinim
duyan fakir çocuklar SHCEK kurumlarında birarada
barındırılmaktadırlar. Sayın Bakan’a duyururum ve sayılarla
cambazlık yapmanın ne kendisine ne de çocuklara bir menfaatinin
olmayacağını bildiririm.
Devlet Bakanı tarafından hiçbir söyleşide konu edilmeyen diğer
araştırma bulguları ise şöyle;
Yuvalarda
kalan çocukların %9.1’inin kurum bakımı altında bulundukları süre
içinde herhangi bir mesleki çalışmadan yararlanmadığı saptanmış,
%20.7’sinin ise yararlandığı mesleki çalışma türü konusunda bilgi
temin edilememiştir.
Burada, yuvalarda kalan çocukların %29.8’inin sadece bakımdan
faydalanabildiklerini anlıyoruz. Bu SHCEK açısından iyi bir
performans değil.
Çocukların
en çok yakındığı konu “öbür çocuklar ve onların davranışları”dır.
%5.2’si “dayak”tan, %4.4’ü yasak ve kısıtlamalardan, %3’ü
görevlilerden ve onların davranışlarından yakınmıştır.
Kurumlarda
asayişin sağlanamadığından bahsetmek gerek ancak Devlet Bakanı’na
sorsak kötüler “öbür çocuklar”dır ve “her kurumda kötü niyetli
yetişkinler bulunur” şeklinde bir cevap alırız.
Çocuk
yuvalarında kalan çocukların %48.5’i, bulundukları yuvalarda
çalışan görevlilerin kendilerine her zaman bire bir ilgi
gösterdiklerini düşünmektedir. Kendilerine böyle bir ilginin
hiçbir zaman gösterilmediğini düşünenlerin oranı %4.1’dir.
Yuva
görevlilerinin çocuklar arasında hiçbir zaman ayrım yapmadığını
düşünen çocukların oranı %67.9’dur. Böyle bir ayrımın her zaman
uygulandığını düşünenlerin oranı %5’te kalmaktadır.
Çocukların
%57.5’i, bulundukları yuvalarda tüm görevlilere isteklerini
kolayca söyleyebildiklerini belirtmişlerdir.
SHCEK bu verilerden övünç kaynağı çıkarmış çıkarmasına ama ben bu
verileri şöyle okuyorum; Çocuk yuvalarında kalan çocukların
%51.5’i çalışanlardan gerektiği gibi ilgi görmemektedir, %32.1’i
görevlilerin çocuklar arasında ayrımcılık yaptığını söylemektedir,
%42.5’i görevlilere isteklerini kolayca söyleyemediklerini
bağırmaktadır.
Sözün özü, sayılarla ne kadar cambazlık yaparsanız yapın
Kurumlarda çocuklar istismar edilmektedir. Bu araştırmanın sonucu
budur. Sırf bu araştırma sonucuna göre bile SHCEK’in performans
değerlendirmesi zayıf not almaktadır.
Kaynak : http://www.shcek.gov.tr/Arastirmalar/cocuk.doc
|