|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
VEDA : GİDİP DE DÖNMEMEK DÖNÜP DE BULMAMAK
Bu aralar herkes herkese veda ediyor. Meclis tatile girdi ve bir
daha aynen geri dönmeyecek. Kürsüde son konuşmaları yapan
milletvekilleri gözyaşları içinde, millete hizmet etme aşkları
nedeniyle olsa gerek, “gidip de dönmemek, dönüp de bulmamak”
şeklinde veda ettiler. Geleneği bozmayalım, ben de size veda
ediyorum. 0-18.org bu haftadan itibaren Eylül’e kadar tatile
giriyor.
Yine
Meltem’ler esti ve yelkenlerim şiştiğinde içim kıpır kıpır başka
limanları hayal ederim. Ne de olsa hayatımın 3,5 yılını Meksika
Körfezi ve Karayipler’de denizci olarak geçirdim. Denizci
yalnızdır, ben yalnızlığı severim, gemileri çok severim. Her
limandan ayrılış yeni bir ufuktur, yeni bir maceradır benim için.
Vazgeçmeye bayılırım ama bir tek gemiyi hiç sevemedim,
SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı
Yine ağladım, yine ağladım…
Bu şiiri
keşfettiğimde daha çocuktum. Milli bayramlarda sevinç ve coşku duyamadım. Beni daha çok hüzün sarar. Kazanılanlar hep
ölümlerle, savaşmayla kazanılmıştır. Çocuk aklımla bu günlerin
matem/saygı günleri olması gerektiğini düşünmüş ve kendimi ikna
etmiş olmalıyım. Neden savaşmak zorunda bırakılmıştı bu memleket?
Öğretmen şiir ezberleyin gelin demişti. Okunan şiirler hep
kahramanlık ve Atatürk’e övgü şiirleriydi. Farklılık özde var.
Ben, Sessiz Gemi’yi okudum. Atatürk’e ve şehitlerimize ağlattım
herkesi. Sevgililerin mağrur vedası daha çok etkilemişti demek ki
beni. Vatan sağolsun demişlerdi ya...
Yine ağladım,
yine ağladım televizyonda şehit erlerin ardından. Her sevgilimi
kaybettiğimde aklımdan bu şiiri geçirdiğim gibi onlar için de bu
şiirle dua ettim. Buraya kadar olan kısım artık olgunluğumun bir
parçasıydı ve doğaldı benim için, kayıplar verilmişti zaten
hayatımda ama işte o çocuk çıkıp konuşmasaydı keşke. Büyüyünce
para kazanacağım, bir GEMİ alıp babamı oradan eve getireceğim…
Bilmez ki
giden sevgililer dönmeyecekler.
Yavrucuğum, baban Sessiz Gemi’ye bindi, sevilmiş ve seven
nafile bekler. Yaşadıkların yanına buruk buruk kar kaldı.
Başkaları bu aşka saygılı davranmadı.
Türk Silahlı
Kuvvetleri teröre tepki verin çağrısı yaptı. Vermez miyim? Bu
çağrıya, “demokrasi ve hak savunucularını TSK hedef gösterdi”
diyenler var aramızda. Bu kişilerin bir kısmının iki yüzlü
olduğunu ya da menfaat bulduklarını düşünüyorum çünkü aynı zamanda
çocuk hakları savunucusudurlar. Babasını gemiyle kurtaracak çocuk
onlardan çocuk değil ve hakları savunulmamalı galiba. Terör
yapanların çocukları da çocuk değil herhalde ki onlar da kaosun
içine sürükleniyor bu ortamda kendi yetişkinleri tarafından. Diğer
taraftan yurttaş olarak yetiştirilmiyorlar. Oysaki yurttaş olmak
onların en doğal hakları.
Bunca
hakaretten sonra kavramlar beynimde değil kalbimde döndü durdu ve
şu sonuca vardım, ben insan sevmiyorum, yurttaş seviyorum.
Yurttaşlık mertebesine erişmemiş, güdüleriyle yaşayan insanların
zarar verdiklerine inanıyor ve görüyorum.
Sevgili 0-18'liler,
İşbu yazı bir
tatil yazısı olacaktı, neşeli cinsten. Başlığı da Çocuğun Dinlenme
ve Eğlenme Hakkı olacaktı, Sözleşmenin bilmem kaçıncı maddesinden
kaynaklı ama işte bir veda yazısı çıktı ortaya. Elimde olmadan,
hiç istemeden, hiç ummadan, hiç beklemeden… Memlekette durumlar
belli, hal böyleyken böyle. Çocukların geleceğine mayın koyanlar
varken, mağrur vedayı yazmak kaçınılmaz oldu.
Gidip de dönmemek
varsa,
YENİDEN İYİLİKLERLE BULMAYI DİLERİM HEPİNİZİ HER ZAMAN …
Çocuklarınızı
güneşten ve sıcaktan korumayı unutmayın... İyi tatiller.
|