|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
ÇELİK GEZER’İN
MERCEĞİNDEN SOKAK ÇOCUĞU KAVRAMI
BAŞBAKAN
LADİN’İN SOSYAL POLİTİKASI
Sokak
çocukları
kavramı artık çok geniş bir yelpazeyi kapsıyorsa da bu sözü
kullanmayı pek sevmem. Çocuklarımıza hiç yakışmadığı için,
bizlerin de ayıbı olduğu için… Hatırlıyorum da
Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezine ilk defa 2001’de
götürülmüştüm, neredeyse 7 sene olmuş çaktırmadan. Kompozisyon
yarışması ödül töreninin
ardından bahçesinde meyva suyu içip sigara böreği yerken yanıma
doluşan çocuklarla sohpet ediyordum. O sohpetten kalbimde kalan
tek söz, “Hocam, ben sokak çocuğu sayılmam sadece iki ay kaldım
sokakta. Burada kaldığım için herkes beni sokak çocuğu
zannediyor.” oldu. Sokak çocuğu diye çağrılmaktan ne kadar
rahatsızdı.
Bu
rahatsızlığı daha sonraları da hep hissettim. Hep saklanmaya
çalışıyorlar, yani aslında topluma karışmaya çabalıyorlar.
Resimlerini çekmek, yayınlamak izne bağlı, etik değil, istismar
boyutu var.
Hal böyleyken
haber ve sosyal pazarlama kareleri için görsel malzeme üretmek
oldukça zor. Ya manken kullanacaksınız ki bunu sevmem ya da eski
püskü çocuk ayakkabıları gibi bu çocukların döküntü (olumsuz)
hallerini vurgulayan semboller. Bunlar değil mi toplumu bu
çocuklara düşman eden. Çocukların gözlerini kapamak da mümkün ama
hepsi tüketilmiş. Çok sınırlı sayıda çizgiler de mevcut.
Eli eni konu
fotoğraf makinası tutan oğlumdan - yetenekleri babasına çekmiş, ne
zamandan beri çocuk resimleri isteyip duruyordum. Gün
bugünmüş. Çelik Gezer sokağa çıktı ve bana bu resimleri getirdi.
Önce konuyla alakalarını ben de anlamadım, dalga geçildim yine
dedim içimden. Resimlere isimleri anlam kazandırıyor. Bu kadar da
çocuk figürü kullanmadan anlatılabilir mi?
İşte Çelik
Gezer’in sokak çocukları konulu fotoğraf sergisi :
Köşeye Sıkışmış
Sokak
çocukları sokaktaki tehlikelerin çok farkındalar çünkü travmaları
bizzat yaşamış oluyorlar ve artık zarar verebilecek kadar
kendilerini köşeye sıkışmış hissediyorlar. Yaşamak için herşey
mübah. Buna kısaca hayatta kalma içgüdüsü diyebiliriz.

Açık Ev Kör Toplum
Bu terkedilmiş
yıkıntı ev Çocuk Destek Hattına (0216 450 54 54) gelen bir çağrıda
kızlı erkekli sokak çocuklarının barındığı yer olarak ihbar
edilmişti. Çocuk Polisi buradaki çocukları alarak Sosyal
Hizmetlere teslim etti. Ev, Caddebostan’ın göbeğinde. Önü, arkası,
sağı, solu apartmanlar dolu. Çocukların uzun zamandan beri burada
yaşadıkları öğrenildi. Evet, olay apaçık ortada ama toplum bu
çocuklara kör.

Ekmek Teknesi
Eline bir şişe
Yakut alıp manzaraya dalınca farklı şeyler görülüyordur ama
sokakta yaşayan bir çocuk aynı istikamete bakıp aslında evinin
havasını kirleten vapura dikkat eder herhalde. Çünkü o vapurdan
çıkacak insan seli arasından üç-beş geçim kapmak için
beklemektedir bir daha gelişini. Sokak çocuklarının sağlıksız ve
hijyen olmayan koşullarda yaşadıklarını genellikle çöp ve pis
sokak görüntüleri ile vurgularız. Bu daha iyi.
Çok ilginç,
çok şiirsel… Çok gizli kapaklı. Oysaki aramızdalar.
Hoşuma gitti.
Derken
çocukluk arkadaşım Yasemin aradı. Ömrümüzün hemen hemen on yılı
hergün birbirimizi görerek büyüdük. Kolejde, üniversitede hep
biraradaydık. O da şimdi kızı Ladin’i büyütüyor. Ladin ilkokulun
başında daha. Cumhuriyet Mitingleri dikkatini çekmiş. Başbakan
seçimleri falan duymuş ki bombayı patlaşmış. Ladin Hanım büyüyüp
de Başbakan olunca sokak çocukları sorununu şimdiden keşfettiği
yöntem ile çözecek. Yöntem, özetle, bütün ev çocuklarına sokaktan
kardeş istemelerini öğretmek.
Geleceğimiz
emin ellerde, korkmayın.
|