|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
IRAK'DA MADDE BAĞIMLISI ÇOCUKLAR
Savaş konusunu
yazmak beni hep yormuştur. Silahsızlanma ilk çalıştığım konu olsa
da savaşı aklımın neresine oturtacağımı hiç bilemedim. Hak
aramanın şekli şemali olsa da günümüzde yaşanan savaşlar bu
hukuksal ortamın başarılamadığının göstergesi. Uzun uzun
silahsızlanma anlatabilirim ama silahlanma yarışına nasıl dur
diyeceğimize dair herhangi bir fikrim yok açıkçası. Yasaklar çözüm
olabilir mi? Tehdit altındaki ülkelere nasıl silahsızlan
diyeceğimizi ben de bilmiyorum. Dersek de dinlerler mi acaba? Hiç
sanmam, tarihte bu başarılamamış.
Savaşa bahane
çok ve Ortadoğu savaşmakta. İçine çekilmekteyiz…
Çocuk
Hakları Ulusal İşetişim Ağımız’ın (0-18.org) da üye olduğu
Child Rights Information Network’un haftalık bülteninde yayınlanan
bir habere göre, uzmanlar Irak’da çocuk ve gençler arasında
narkotik maddelerin kullanımının çok yaygınlaştını söylüyorlar.
Süregelen şiddet olayları ve maddelerin çok kolay bulunuyor olması
madde bağımlılığının hızla artmasına sebep olarak gösteriliyor.
Keeping
Children Alive sivil toplum kuruluşunun başkanı Ali Mussawi, geçen
yıla oranla bu yıl Irak’ta çocuk ve gençler arasında madde
kullanımının %20 oranında arttığını söylüyor. Çocuklar orta sınıf
ailelerden. UNICEF’de bölgede çocuk bağımlılarda artış olduğuna
dikkat çekiyor.
Savaş
nedeniyle yerlerinden göç edenler, sokakta yaşamaya başlayanlar,
ana-babasını kaybedenler, yakınlarının ölümüne şahit olanlar,
artık şiddeti duymaya daha fazla katlanamayanlar, geleceğini
kaybedenler, kara mayınına kapılıp sakat kalanlar artık huzuru
maddede bulabileceklerine inanıyorlar. Bu onların intihar etme
şekilleri. Rehabilitasyonun hedefinde huzurlu ve barışık bir hayat
yok mu? Irak’da böyle bir durum mu var?
UNICEF de
madde bağımlılığı ile mücadele konusunda herhangi bir çalışma
yapmadıklarını ama bağımlı çocukların istismar edilmelerini ve
suçta kullanılmalarını önlemeye çalıştıklarını ve bağımlılara
psikolojik destek verebildiklerini söylüyor. Giderek artan sayı
kendilerini korkutuyor. Uzmanlar maddenin çok kolay bulunmasının
yanı sıra çok da ucuz satılıyor olmasına dikkat çekiyorlar.
Çocuk ve
gençler arasında büyük bir hızla artan bağımlılık tüm dünyanın
sorunu. Sadece şiddetin olduğu bölgelerden bahsedemeyiz. Tüm dünya
ülkeleri bununla mücadele etmeye çalışıyor. Başarı henüz yok,
artış trendindeyiz ne yazık. Madde ile mücadele bir çok aktörün
bir arada mücadele etmesiyle başarılabilecek bir şey. Aileler,
toplum, halk sağlıkçıları, eğitimciler, emniyet ve sosyal
hizmetler elele vermeliler. Ailelerimizin bilinç durumu belli
ve/fakat ben yine de maddenin çocuklara zorla
dayatıldığı/pazarlandığı inancındayım. İmalat çok yoğun ve kazanç
projeksiyonu çok yüksek. Risk var ama ne kadar. İşte böyle bir
sektör bu sektör. Bu durumda emniyet ve sosyal hizmetler ne
konumda diye bakmalıyız. Özellikle son dönemde İstanbul polisinin
çok yüklü miktarlarda maddeyi yakalayarak imha ettiğini biliyoruz
ancak, arz, yakalanan miktarlardan çok ama çok daha yüksek.
Bağımlı bir
çocuğa bakmak ve ona sahip çıkmak kolay mı? Sosyal Hizmetler’in
ailelere bu konuda mutlaka destek vermesi ve çocuğun
iyileştirilmesi sürecinde hep yanında olması gerekiyor. ‘Risk
altındaki ve mağdur çocuklara ve ailelere Sosyal Hizmetler sahip
çıkar’ kanun maddesine uygun olarak. Sosyal Hizmetler bu görevini
yerine getiriyor mu? HAYIR. Çocuk Destek Hattımız’a bağımlılık
mağduru çocuğu olan ailelerden gelen çağrılar hep imdat çığlıkları
şeklinde. Hepsini önce Sosyal Hizmetler’e yönlendiriyoruz. Onlar
daha önceden yardım çağrısında bulunduklarında Sosyal Hizmetler
tarafından hastanelere yönlendirilmiş oluyorlar genellikle.
Maddenin kolay bulunmasını engelleyemeyen bir Devlet ortamında
tedavi ücretli ve madde etkisinde kontrolünü kaybetmiş bir çocuğun
rızasının alınması gerekiyor. İşte Irak’da durum böyleyken böyle.
Bizde de durum budur.
0216 450 54
54 numaralı Çocuk Destek Hattımızı arayanlar son çare
olarak arıyorlar. Mağduriyet var, rehabilitasyon için hiçbir
tedbir alınmamış, hizmet sunulmuyor. Gel de kurbanlara çağrıda
bulun maddeyi bırak diye.
Yeterince
tedbir alıyor muyuz diye sorsak, kabahat ailelerde diye cevap
alıyoruz. Bu sizi de rahatsız etmiyor mu? Suçu önlemekten sorumlu
olanlar, mağdurlara hizmet sunması kanunla pekiştirilmiş olanlar
diğer taraftalar. Bahaneleri hazır, tesis yok, uzman yok, para
yok, aileler sahip çıksalardı… Biz de henüz savaş hali de yokken
bu işe bir asılsak diyorum senelerden beri.
Siz hiç bir
bağımlıyla birarada yaşadınız mı? Durumu anlamak için bunu tecrübe
etmiş olmak lazım.
Kimseye
dilemem. |