|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |

ÇOCUKLARIN KATILIM HAKKI: BUGÜNÜN KÜÇÜKLERİ YARININ BÜYÜKLERİ

Bayram
yazıları yazmak bana göre değil. Ama görev görevdir. Bir yandan
bayram havası estirmeliyim bir yandan da bayram edecek ne var diye
sorgulamalıyım.
Bayrağım
dalgalanıyor, Atatürk yine bana karşıdan bakıyor. Gelmiş geçmiş
tüm ofis alanlarımda Atatürk’ü hep karşıma oturttum. Sıkıldıkça,
başedemedikçe gözlerine bakıp yeniden başarma hırsıyla dolayım,
"damarlarımdaki asil kan" delikanlı delikanlı akmaya devam etsin
diye. Yani resmi arka duvarına göstermelik asıp, orada varlığını
unutanlardan değilim. Bugünkü moda deyim ile “sözde değil,
özdeyim”. Bu durumda bana hergün 23 Nisan.
Atatürk,
çocuklara haklarını aslında Birleşmiş Milletler’den çok önce
tanımış bir önder. Meclis’te koltuğunu çocuğa bırakarak çocuğun
katılım hakkına atıfta bulunmuş bir önder. 2 Eylül 1990 yılında
yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler’in Çocuk Haklarına Dair
Sözleşmesinin gerekçesinde yer alan özgürlük, adalet ve barış
(Ulusal Egemenlik) üçlemesini 1920’de hayata geçirmiş bir önder.
Aslında günün anlam ve önemi doğrudan çocukla ilgili bir konu
değil. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşu yani Ulusal
Egemenlik. Çocuklara atıfta bulunulması ise çocukların demokrasiye
aktif katılımlarını teşvik etmek için. Katılım hakkına duyulan
saygıdan ve öğreti olması umudundan.
23 Nisan
yazımın başlığı sevgili Mustafa Kemal’in bir güzel sözü oldu. Bu
söz çocuklara önem vermemiz, onlara değer vermemiz gerektiği ve
çocukların katılım hakkı olduğu konusunda bir öğreti. Tam bir
slogan. Çocuklara değer verelim, onları dinleyelim ki
büyüdüklerinde ... Bizim gibi olabilsinler diyebilmeyi çok
isterdim ama buradaki yorum maalesef bizim gibi olmasınlar
olarak çıktı.
Neden bizim
gibi olmasınlar? Çünkü biz çocuklarımızı döveriz, biz
çocuklarımıza söveriz, onları sömürürüz, istismar ve ihmal ederiz.
Düğünlerde kafalarına sıkarız, trafiğe canlarını veririz, onları
kırlarda koyunlara çoban ederiz. Okutmayız çocuklarımızı,
aşılarını yaptırtmayız. Doğduklarında kimliklerini çıkartmayız,
öldüklerinde... gerekirse bizzat öldürürüz. Biz bunları
çocuklarımıza yaparken bize dur demesi beklenen Devlet acaba
çocuklara ne kadar değer vermektedir.
Ve yine
biliyorsunuz ki çocuklarımızın katılım hakkı da çok önemli bir hak
ve bu hak hep kıyıda köşede bırakılmıştır. Çünkü bu hakkın kıymeti
yeterince bilinmez, ihlal durumları yeterince sansasyonel ve kalp
ağlatıcı bir konu olarak görülmez. Her sorunun topluma yansıma
boyutu vardır ama çocukların katılım hakkının ihlali durumunda
topluma ne gibi olumsuz yansımalar olur bilinmez. Bilinmezse de
farketmez! Türkiye’de hiçbir partinin programında çocuk sorunları
yer almaz, partiler programlarını yaparken çocuk katılımını
sağlamazlar, zaten bunu nasıl yapacaklarını da bilmezler. Çocuklar
hep sorun olduklarında araştırılır ve öylece bırakılır ya da
bayramdan bayrama sevinçle anılırlar, siyasete alet edilirler.
Atatürk,
gerçekten çocuklara bir bayram hediye ederek ve bayramda Devlet
Kurumlarının koltuklarını onlara bırakarak çocuk katılımının
önemine parmak basmış. Çocukların dört temel hakkından biri olan
katılım hakkı bundan daha asil nasıl öğretilebilir. Kendisi Küçük
Hanımlar ve Küçük Beyler diye hitap ettiği çocukların tüm
söylemlerine kulaklarını dört açmış. Onlara, “Kendinizin ne
kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz...” demiş. Sayın Önderim,
sayenizde kendimi kıymetli bulurum. Beklentilerinize layık olmak
için çok çalışıyorum.
Gel zaman git
zaman çocuğun katılım hakkı çocukların Devlet törenlerinde
aksesuar olarak kullanımına kadar aşağılanmış. Çocuklar, kendi
duygu, düşünce ve isteklerini dile getireceklerine Devlet
tarafından onaylı, yetişkin metinlerini okumaya zorlanmış
koltuklarda. Çocukların bu anlamlı gününde Meclis Başkanı’nın
konuşmaları siyaset/propaganda kokmaya başlamış.
Olsun, yeter
ki biz “Her kuşak kendisinden sonraki kuşaklara daha iyi bir
Türkiye bırakmak sorumluluğunu üstlenir” düsturumuzdan taviz
vermeyelim. Bunun görevimiz olduğunu asla unutmayalım. Nasılsa
Meclis’te biz temsil edilmiyor muyuz. Çocukların katılım hakkını
da biz teslim ederiz.
Bize hergün 23 Nisan... |