|


|
Diyorum ki ... |
|
Tanzer GEZER |
MEDYANIN
ŞİDDET HABERLERİ YAPARKEN ÜSTLENDİĞİ SORUMLULUK
Siz siz olun
mesai saatleri dışında tecavüze uğramayın.
Bu cümle ile Pazar sabahımın keyfini kaçırdılar. Haber Hürriyet
Gazetesi’nde yayınlandı. Haberi yapan Mesude Erşan. Kendisine
“Aferim 10 puan” diyorum. Puanlamamda kendi haber başlığında
kullandığı çiğ üslubu kullanmaya özen gösterdim doğal olarak.
Utanırsa sevinirim. Genel yayın yönetmeni de utanmalıdır ancak hiç
sanmam.
Habercilerin şiddet haberlerini yaparken nelere dikkat etmesi
gerektiği konusu 02-03 Mart 2007 tarihinde Valencia’da masaya
yatırıldı. Tavsiye kararlarını da içeren bir rapor üzerinde
çalışıldı. Çalışmayı yapan kurum Reina Sophia Şiddet Araştırma
Merkezi. Gelen raporlara haberci olmamama rağmen çok sıkı rağbet
ettim. Malum önerilerin arasında dikkat çekici iki husus tam da
“siz siz olun mesai saatleri dışında tecavüze uğramayın” talihsiz
başlığı ile ilintili: (1) Haberi yaparken bireylerin mağdur
olduklarında destek bulamayacaklarına dair kesin ifadeler
kullanarak ihbarların önünü kesmeyin, (2) Mağdurları rencide
edecek, şiddeti hafifletecek alaycı üslup asla kullanmayın.
Tecavüze uğramış ve belli korkularla suskun kalmış kişi bu başlığı
okuduğunda kimbilir neler düşündü. Suskun kaldığı için kendisini
tebrik etmiş olmalı. Korkularında haklı olduğunu haberci net bir
şekilde ifade etmiş. Bundan sonra mağdur olacaklara da iyi (!) bir
öğreti olmuştur; tecavüze uğrarsan suskun kal, yardım bulamazsın,
perişan ve rezil olursun. Sus, sus,sus...
Aslında haberin konusu çok değerli bir tespiti içeriyor. Tecavüz
olgularının ele alınmasında prosedür (yönetmelik) açısından
aksayan yönler var. Zaten bu aksayan yönler nedeniyle başarı
hikayeleri sıklıkla yakalanamadığından mağdurlar suskun kalmaya
devam ediyorlar.
Haberin içeriğinde de bazı katılmadığım tespitler var. Örneğin
psikiyatri raporları mahkemede delil olarak kullanılıyor denilmiş,
oysaki psikolojik travma tecavüzün en yaygın sonucu olmasına
rağmen bildiğim kadarıyla uygulamada bu raporlara tek başına delil olarak
pek rağbet edilmiyor. Diğer
taraftan somut fiziksel yaralanmalar da olmayabiliyor tecavüz
esnasında. Bu şart değil. Sadece spermin varlığı ya da diğer türlü
delillerle bile tecavüz gerçekleştiği iddiası yalnız kalabiliyor.
Şüpheli rızası vardı derse ne olacak? Kanun ve adalet kavramları
bazen birbirini desteklemiyor. Özellikle mağdur ile şüpheli
önceden tanışan kişilerse.
İşte
tecavüz böylesine hassas bir konu. Konu bu kadar hassasken nasıl
olur da bu kadar seviyesiz bir başlıkla kamuya duyurulur, konu
nasıl bu kadar hafif/avam gösterilebilir? Tecavüz ihbarlarının
delil toplama aşamasında ortaya çıkan aksaklıkları dile getirmek
için bu başlık en hafif anlatımla fazla amatör değil mi? Gerçekten
haber değeri olan böyle bir konu bir başlığa nasıl kurban edilir?
Medya şiddetten para kazanmamalıdır gerçekten. Biz kar amaçlı bir
şirketiz, eğitim gibi bir görevimiz yok yaklaşımı da çok yanlış
olur savunularda. Medya da hepimiz gibi, tüm kurumlar gibi sosyal
sorunların çözümünde sorumluluk üstlenmesi beklenen kurumsal
yurttaşlardır. Medya şiddet haberleri yaparken bu sorumluluğunu
yerine doğru getirdiğinden emin olmalıdır. Tecavüz tek başına bile
bireylerin ilgisini üst seviyede çeken bir kelimedir. Daha fazla
da komiklik etmemek iyi olurdu... |