|

|
 |
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
ÇOCUK NÜFUSU %40 OLAN BİR ÜLKEDE ÖNCELİĞİN ÇOCUK HAKLARI OLMASI
GEREKMEKTEDİR
Çocuk haklarının en önemli boyutlarından birisi çocuğun
yaşatılmasıdır. Dört temel prensipten birisi olan çocuğun
yaşatılması pratikte sağlığının korunması anlamına gelmektedir.
Çocuk haklarını imzalayalı 19 yıl olmuş bir ülke de hakların
uygulanması boyutunda gelinen noktaya bakıldığında çok da iyimser
olmayan ama simsiyah diyemeyeceğimiz bir tabloyla karşılaştığımızı
sürekli dile getirmekteyiz.
Sağlık boyutunun ne durumda olduğunu incelemek için ilk temel
kriter olan sayısal veriler konusunda yetersizliğimiz belki de ilk
konuşulması gereken konudur. Çocuğun şiddete maruz kalmaması için
bundan korunması konusunda hiç denecek düzeyde verinin olduğunu
gördüğümüzde sağlık konusunda özellikel bebek ölümleri konusunda
verilerini olduğunu görmekteyiz. Ancak bu verilerin ne denli
tutarlı ve yeterli olduğunun tartışılması da gerekmektedir.
Bugün Türkiye’de ölüm nedenleri hakkında yeterli bilginin
olmayışındaki temel etkenin ölümlerden sonra nedeni ortaya
çıkarabilecek otopsinin yapılmayışı olduğunu görmekteyiz.
Hastalıkların yaş gruplarına göre dağılımı, nedeneleri konusunda
yeterli ve sürekli bir araştırmanın yapılamayışı sonucu sağlık
konusunda, özellikle çocuk sağlığı konusunda, planlama yapabilmek
de mümkün olamamaktadır.
Koruyucu hekimliğin sadece adının olduğu ülkemizde geleceğe
yönelik hiç bir girişimin olmaması ve sadece bugün var olan
problemlerin çözümüne yönelik çalışılması bir çok problemin kalıcı
olmasına neden olmaktadır. Nüfus planlaması konusundaki çabalar
AKP iktidarından sonra durmuş ve artan nüfus ne yapılırsa yapılsın
problemlerin çözümüne engel oluşturmaya başlamıştır. Ama hala ülke
başbakanı en az 3 çocuk yapın diyebilmektedir.
• yeni yayaınlanan Avrupa ülkeleri Sağlık Atlasına göre Türkiye
nüfus bakımından 53 ülke arasında Rusya ve Almanya'nın arkasından
3. sırada yer almaktadır.Nüfus artış hızında ise Tacikistan,
İsrail, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’ın peşinden 6.
sırada gelmektedir.
• 65 yaş üstü nüfus % 4.2, dir. Bu veriey göre sadece
Türkmenistan’da bizden az 65 yaş üstü nüfus bulunmaktadır (%
3.8).
Çocuk nüfusu (0-14yaş) % 40'ın üzerinde olan bir kaç ülkeden biri
olduğumuz görülmektedir. Sadece bu veri bile neden çocuk hakları
konusunu önplanda değerlendirmemiz gerektiğini göstermektedir.
Yaşam beklentisi konusunda sondan 11. sırada olduğumuz
görülmektedir. Bizi Estonya, Letonya, Litvanya, Moldova,
Kırgızistan, Beyaz Rusya, Türkmenistan, Ukrayna, Kazakistan ve
Rusya izlemektedir.
Anne ve çocuk sağlığı konusunda karşılaştırmalı verilere
baktığımızda şu tabloyla karşılaşmaktayız.
• Doğum hızında Kırgızistan, Türkmenistan, İsrail, Özbekistan ve
Kazakistan'ı takiben 7. sırada olduğumuz görülmektedir.
• Bebek ölümlerinde Azerbaycan, Tacikistan, Türkmenistan,
Özbekistan, Kırgızistan, Gürcistan, Kazakistan’ı izleyerek 8.
sırada yer almaktayız.
• Doğum sırasında ölüm de ise Kırgızistan’ı izleyerek 2. sırayı
Türkiye bulunmaktadır.
• Anne ölümleri bakımından Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan,
Türkmenistan, Arnavutluk, Ermenistan ve Gürcistan’dan sonra
Türkiye gelmektedir. Anne ölümlerinin sağlık hizmetlerinin
ulaştırılamsındaki temel kriterlerden birisi olduğu hatırlanırsa
ne denli yetersizlik içinde olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.
Hastalıklar açısından bakıldığında ülke genelinde yeni verem
olguları bakımından Kazakistan, Moldova, Kırgızistan, Romanya,
Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Özbekistan, Tacikistan, Azerbaycan,
Ermenistan, Türkmenistan, Litvanya, Letonya, Beyaz Rusya, Bosna-
Hersek, Sırbistan, Bulgaristan, Estonya, Portekiz ve Makedonya’dan
sonra 22. sırada olduğumuz görülmektedir. Verem olgularının refah
düzeyi ile ters orantılı olarak ortaya çıkması nedeniyle bu
verilerin önemi bulunmaktadır. Yeni hepatit vakaları açısından
İzlanda, Kırgızistan ve Bulgaristan’dan sonra 3. sırada
bulunmaktayız.
• Sigara içenler bakımından Ukrayna, Rusya, Arnavutluk,
Ermenistan, Gürcistan, Beyaz Rusya ve Moldova’yı izleyerek 9.
sırada bulunmaktayız.
• Total alkol tüketimi açısından sondan üçüncüyüz. Alkolle
ilişkili trafik azaları bakımından ise % 298 ile yanmi her 3
kişiden birisi olarak birinci sırada olduğumuz görülmektedir.
Bunun ne denli övünülmesi gereken birincilik olduğu da okurların
takdiridir.
İş kazalarından ölüm sıralamasında ise 8. sırada olduğumuz
görülmektedir. Portekiz, Litvanya, Rusya, Kazakistan Beyaz Rusya
Kıbrıs, Letonya’da iş kazalarında ölüm oranı bizden daha yüksek
bulunmaktadır.
Bunların yanısıra donanım ve insan kaynağı açısından durumu
irdeleyecek olursak şöyle bir tabloyla karşılaşmaktayız.
Sağlık personeli sayısı
• Doktor sayısı sayısı bakımından Arnavutluk ve Bosna-Hersek’in
üzerinde, sondan 3. sırada yer alıyoruz.
• Diş hekimi sayısı açısından sondan 11. sırada bulunuyoruz. Bizi
Rusya, Polonya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Özbekistan,
Kırgızistan, Bosna-Hersek, Tacikistan ve Türkmenistan izliyor.
• Hemşire sayısı bakımından en sondayız.
Hastaneler
• Yatak sayısı bakımından Andora’dan hemen önce geliyoruz (sondan
2.)
• Ruh hastaları için yatak bakımından ise sonuncuyuz.
• Hastanede kalma süresi bakımından Danimarka’dan hemen önce
geliyor(sondan 2.)
Aşılar
• Difteri aşısı yapılan çocuklar bakımından sondan 8. sıradayız.
Bizi Karadağ, Bosna –Hersek, Yunanistan, Gürcistan, Ermenistan,
Malta ve Avusturya izliyor.
Sağlık harcamaları-
• Sağlık harcamasının GSMH'ya oranı açısından % 7.7 ile orta
yerdeyiz.
• Kişi başına harcamasında sondan 15. sıradayız. Bizi Tacikistan,
Kırgızistan, Azerbaycan, Moldova, Özbekistan, Gürcistan,
Ermenistan, Türkmenistan, Kazakistan, Arnavutluk, Ukrayna, Beyaz
Rusya, Romanya ve Makedonya izlemektedir.
Görüldüğü gibi sağlık konusunda özellikle çocuk ve anne sağlığında
nüfus planlamasından başlayarak acil yapılması gereken bir dizi
önleme ihtiyaç olduğu çok açıktır. Beklenen her gün ülkenin ve
doğan ve yetişen çocukların aleyhinedir.
|