|

|
 |
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILININ YARISI GEÇTİ
Eğitim-öğretim yılının yarısı göz açıp kapayana kadar geldi geçti.
Bu Cuma ilk sömestr bitiyor. Başka deyişle eğitim yılının yarısını
bitiriyoruz ve her zaman aynı problemler karşımıza çıkıyor.
Bunlardan ilki karneler.
Karneler, çocukların başarılarını gösteren bir belge. Bir yarı yıl
boyunca ne kadar çalıştığının ve performansının not olarak
yansıması. Bu bazen çok iyi oluyor, bazense orta ya da kötü
olabiliyor. Karne önemli. Ama karne yüzünden evinden kaçanları,
mutsuz olanları hatta kendine zarar vermeyi düşünenleri izleyince
söyleyelim; O kadar da önemli değil.
Yaşamda, çalışmanın sonucu başarıyı getiriyor. Bu doğru ama bugün
başarılı olmadıysanız bunu telafi etmek için her zaman fırsat var.
Bunu da unutmamak gerekiyor. O yüzden çocuklar kadar asıl
anne-babalara bunu hatırlatmak gerekiyor. Anne-babalar eğitim
çağında olan çocuklarının performansının iyi olmasını istiyor.
Bugünün yaşamında daha da belirleyici olan yarışmacılık duygusunun
her ortam ve kesime sinmiş olmasının sonucu olarak çocuklardan
mutlaka başarı bekleniyor.
Söylemesi kolay. Başarı beklenebilir. Ancak başarının gelmesini
sağlayacak ortamın da sağlanmasını göz ardı etmemek gerekir.
Başarı ortamının sağlanabilmesi için çocuğa vakit ayırmak ilk
koşul. En zorunu en başta söyleyelim. Anne-babanın, hangi koşullar
olursa olsun çocuğuyla vakit geçirmesi gerekir. Çocukla vakit
geçirmek demek saatleri birlikte tüketmek demek değil. Çocukla
birlikte kaliteli zaman geçirmek önemlidir. Kaliteli zaman
söyleminde çocuğa artı değer yaratacak işleri birlikte yapabilmek
var. Bunun ilk sırasında da çocukla birlikte üretmek geliyor.
Başka deyişle dersi birlikte çalışmak geliyor.
Dersi birlikte çalışmak, verilmiş ödevi çocuk için yapmak demek
değil. Çoğunlukla izlenen çocuk zorlanınca ona hemen doğru cevabın
söylenmesi şeklinde algılanan birlikte çalışmak kavramının çocuğa
hiçbir yararı olmadığını da görüyoruz. Çocukla birlikte çalışmanın
tek prensibi var. Çocuğa çözüm için düşünmesi gereken yolu
öğretmektir. Çocuğa nasıl düşüneceğini öğretebilmek temel
prensiptir. Çocukla birlikte çalışmak deyince anlamamız gereken
boyut budur.
Görülüyor ki zaman ve emek vermek karşılıklı olunca işler iyi
gidiyor. Çocuk her şeyi yapıyor ama anne-baba vakit ayırmıyor ya
da ayırdığı zaman içerisinde çocuğa gerekli prensipleri
aktaramıyorsa, sonuç yine başarısızlık olacaktır.
O zaman, eğer
karne kötüyse faturayı sadece çocuğa çıkartmak adil olmuyor.
Beraberce oturup nerede hata yapıldığını bulup çözüm aramak lazım.
Ama tatil zamanının da tatil için kullanılması gerektiğini
unutmayalım.
Tatilde tatil
yapılır. Bunu da haftaya konuşalım.
|