|

|

|
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
BİR HABER VE BİR FOTOĞRAF
Son günlerdeki bir haber ve bir fotoğraf bana artık toplum olarak
aklı selimi kaybettiğimizi düşündürmeye başlattı. Biliyorum, aklı
selim Arapça bir deyim ama bugün kullandığımız Türkçe’de ortak
akıl veya mantıklı düşünebilme kavramlarının her ikisini içinde
barındırdığından bu terimi tercih ettim.
Olgulardan birincisi İzmir’de bir okulda bir hırsızlık olayının
ortaya çıkmasından sonra okuldaki öğrencilerin hepsinin parmak
izinin alınması. Bunu yapan her kimse, çocuğun gelişimi,
pedagojik yaklaşım gibi kavramlardan habersiz olduğu çok belli.
Ama çevresinde hiç mi kimse yokmuş, ona dur diyecek. Bunu
anlamadım. Yoksa gözümüzü o kadar hınç ve öfke bürümüş de o yüzden
bunu yapana ne pahasına olursa olsun ödeteceğim düşüncesi geri
kalan tüm düşünceleri mi siliyor? Bunu anlayabilecek kadar detay
olmadığından kesin söyleyemiyorum. Ancak yaşananlar artık
çoğunluğun gözünün döndüğünün ve mantıklı, soğukkanlı düşünmeyi
unuttuğunu gösteriyor. Bence İzmir‘de bu olayın ortaya çıkmasının
bir nedeni mantıksız ve haksız uygulamaya karşı çıkabilecek
insanların olması. Başka şekilde söyleyecek olursam ülkenin başka
bölgelerinde bu tip olayların olmadığını söyleyebilmek çok zor.
Ama insanlar susuyor. Karşı çıkmıyor ve yaşananlar kaybolup
gidiyor. Bugün ailelerinin 13 yaşında evlendirdiği kız
çocuklarından sanki böyle bir problem yokmuş gibi hiç
bahsetmiyoruz. Eroin kullanan çocuklar ve onların ölümü sanki bu
topraklarda yaşanmıyormuş gibi hiç bu konuda da sesimiz çıkmıyor.
İkincisi ise bir fotoğraf. Bu fotoğraf teröre lanet mitinginde
çekilmiş bir resim. Resimde 10-12 yaşlarında bir çocuk asker
giysileri içinde yürüyüşte en önde yerini almış yürüyor. Bence
yorum yapamayacağım kadar kötü bir resim. Çocukları ne denli haklı
olursak olalım öfke ve intikam duygularımıza ortak etmemiz mi
gerekiyor?
Bence bu soruları soramayacak kadar gözümüz dönmüş durumda.
Güneydoğuda gözü dönmüş teröristler yaş sınırı dinlemeden
çoluk-çocuk herkesin eline silahı veriyor ve ölüm makinasına
çeviriyor. Kayıplarımızdan içimiz çok acıyor. Bu insanlık dışı
davranışın protestosuna ve haklı öfkesine çocuklarımızı ortak
etmeyelim. Onların dünyasını korumaya çalışalım. Barış ve huzur
içinde yaşasınlar. Bunu sağlayabilirsek o zaman belki de bu
çocuklar büyüdüğünde şiddetin daha az olduğu bir dünyada
yaşayacağız. Bazen sözcüklerin gerçek olabileceğini düşünerek
davranmaya çalışalım. Sözcüklerin ifade ettiği kavramlara yaşam
vermeye çalışalım.
Şu
son günler gerçekten de sakin olmamı gereken günler. Öfkenin
boşaltılması o an için insanı rahatlatır ama bedelini ödemek çok
ağır ve uzun zaman alabilir.
Unutmamak gerekiyor.
|