|

|

|
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
SEÇİMLERDE HER PARTİNİN MUTLAKA
ÇOCUK POLİTİKASINI OLUŞTURMASI GEREKİYOR
Çocuk Hakları
Sözleşmesine göre çocukların dört temel prensip doğrultusunda
haklarının yaşama geçirilmesi önem taşımaktadır. Çocukların
geliştirilmesi, korunması, yaşatılması ve katılımı bu temel
hakları oluşturmaktadır. Bu haklardan geliştirilmenin eğitimle,
yaşatılmanın sağlıkla, korunmanın istismar ve şiddetin önlenmesi
ile katılımın da çocuğun demokratik haklarını kullanabileceği
ortamın yaratılması ile mümkün olacağı anlaşılmaktadır.
Bu
doğrultuda baktığımızda çocuklar için yapılabileceklerin bir
çerçeve içerisinde değerlendirilmesi ve mutlaka bir eylem planının
hazırlanması gerekmektedir. Çocukla ilgili konularda
yapılabileceklerin çok yönlü ve farklı alanları kapsadığı bir
gerçektir. Çocuk bir bütün içerisinde değerlendirildiğinde ancak
doğru bir yaklaşım yapılabilecektir.
Bunun yapılabilmesinin çeşitli aşamaları bulunmaktadır. Bunların
başında, yürürlükte olan yasaların Çocuk Hakları Sözleşmesinin
prensipleri doğrultusunda düzenlemesi ve uyum yasalarının
çıkarılması gerekmektedir. Her ne kadar Avrupa Birliği’ne geçiş
sürecinde bununla ilgili çıkarılan kanunlar bu konuda olumlu bir
gidişi sağladıysa da aslında daha yapılması gereken birçok farklı
alanın bulunduğunu unutmamak gerekmektedir.
Yasalar öncelikli konumuzdur ancak, yeterli değildir. Yasalar
olmadan bir şeyi yapabilmek ve sürdürebilmek mümkün olmamasına
karşın bu noktaya ulaşabilmenin de ilk aşaması bu konuya sahip
çıkacak toplulukların ve toplumun bizzat kendisinin konuya müdahil
olmasıdır. Yani toplumu oluşturan her birey çocuk haklarının
yaşama geçirilmesi için bir şeyler yapma konusunda kendini sorumlu
hissetmelidir. Bunu yapabilmenin ilk adımının da konuyu bilmek,
çocuk hakları dendiğinde nelerden bahsedildiğini bilmek olduğunu
söylemeliyiz. Bunu yapmadan bir farkındalık ve buna bağlı
duyarlılık oluşturabilmek mümkün değildir.
Demek ki bu konuda yapılabileceklerin başında tam da zamanı
olduğundan seçimler sürecinde çocuk haklarından konuşmak ve
gündeme gelmesini sağlamak gelmektedir.
Geçtiğimiz dönemde bir proje kapsamında Meclis’te 100 milletvekili
ile sokak çocukları, çocuk pornografisi ve istismarı konusunda yüz
yüze görüşmeler yaptık. Bu görüşmeler milletvekillerinin konu
hakkında bilgilenmelerini sağladığı gibi Meclis’e konuyla ilgili
taşınan tasarılarda milletvekillerinin sahiplenici ve eylem
yapıcı konuma gelmelerini sağladı.
İlginç bir şekilde siyasetin kötü ve tu-kaka bir şey olduğu
duygumuzu belki de şu anda uygulayıcılarından dolayı bir görüş
olarak yaşamaktayız. Ama unutmamak gerekiyor ki
yapabileceklerimizin yolu da siyasetten geçiyor. O yüzden mutlaka
çocuk konusunda olumlu bir şeyler olmasını istiyorsak siyasetin bu
konudaki temel araç olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bugünler
siyasi partilerin mutlaka bu konulara programlarında yer
vermelerini sağlama ve onlara bu konuda her türlü desteği verme
zamanıdır.
Siyaseten
çocuk konularına, programlarında yer vermeyen ve bu konuya
duyarlılık göstermeyen siyasi partilere oy vermemek de ilk
yapabileceklerimizden birisidir. |