|

|

|
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
SİYASET
YAPANLAR ÇOCUKLARI NE ZAMAN HATIRLAYACAK?
Siyaset
gündemi yakın zamanda seçimleri işaret ediyor. Zaten normal
süresinde bile yapılsa 8 ay sonra seçimler geliyor. Ama gündem
sanki seçimlerin çok daha yakın zamanda yapılacağına işaret
ediyor.
Türkiye iyi
yönetilmiyor saptaması son dönemde hep gündemde olan bir konu.
Özellikle sadece bugüne yönelik yapılan siyasetin aslında
nüfusunun yarısının 25 yaş altında olduğu bunun da %70’inin 0-18
yaş grubunda yani çocuk hakları sözleşmesinin ilk maddesinde
belirtilen çocuk kapsamında olduğu görülmektedir. Ancak siyaseti
yürütenler ve karar vericiler hiç bir zaman bu gruba dönük
çalışmalar yapmadılar.
Sadece bugüne
yönelik ve günlük problemlerin çözümü için çalışmalar yapılması
geleneği Türkiye’ye hep kaybettirdi. Bugün ülke gündemine
baktığımızda iyi yönetilmemek ve buna bağlı yoksulluk ve işsizlik
birinci sıradaki problemlerse, ikinci sırada da hakların yaşama
geçememesi bulunmaktadır. Bu haklar içinde de çocuk hakları ön
planda gelmektedir.
Çocukların
yaşaması, geliştirilmesi, korunması ve katılım haklarının sadece
kağıt üstünde kaldığı, bugünün Türkiye’sinde siyaset çatısını
oluşturan partilere baktığımızda çocuğun hiç gündeme alınmadığı
görülmektedir.
Yapılan bir
çalışma, siyasi partilerin programlarında çocuk konusuna çok
kısıtlı yer verdiklerini göstermiştir. İlk bakılması gereken yer
iktidar partisi olmalıdır ve hükümet programında sadece iki defa
“çocuk” sözcüğünün geçtiği görülmektedir. Bunların da bilinçli bir
şekilde geçmediği, “suçlu çocuklar” gibi bugün kabul edilemeyecek
şekildeki ifadelerden anlaşılabilir bir durumdur.
Muhalefet
partisi CHP de ise durum, yukarıdaki duruma göre çok daha iyi
durumdadır. Çünkü “çocuk” kelimesi parti programında kırk kez
geçmektedir. Yine burada da “suçlu çocuklar” gibi ifadelerin
geçmesi hayal kırıklığı yaratan bir durumdur.
Diğer
partilere baktığımızda ise çocuğun sadece eğitim konularında yer
aldığı görülmektedir. Yani çocuğun gelişmesi hakkında bir şeyler
yazılırken korunma, yaşatma ve özellikle katılım haklarına hiçbir
atıfta bulunulmamakla yarıya yakın nüfusun hiç düşünülmediği
anlaşılmaktadır.
Bugün
geleceğin Türkiye’si için birşeyler yapmaya soyunan herkesin
çocuğu dışlayan bir programla bir yerlere ulaşabilmesi mümkün
değildir. Biz toplum olarak çocuğumuzu sadece sevmek konusunda
iddialı olan ama çocuğun bir birey olarak göz önüne alınması
konusunu aklına bile getiremeyen bir toplumuz.
Oysaki
özellikle güç koşullardaki çocuklar sorunu her geçen gün
sosyo-ekonomik koşulların yetersizliğine ve yoksulluğa bağlı
olarak çığ gibi büyümektedir. Şiddet toplumu olmaya yatkın
davranışların arttığı ve sokaktan suça giden yolda uyuşturucu,
fuhuş ve pornografi problemlerinin artık göz ardı edilemediği bir
ortamda yaşamaya başladık.
Geç kalmak her
zaman problemi büyüten ve bazen de çözümsüz kılan bir durumdur.
Türkiye tam da bu sınırda durmaktadır.
Artık bu
noktadan farklı bir yerlere gidilmesi gerekmektedir. Çünkü göz
ardı edilerek bugün geldiğimiz nokta çağdaş, gelişmiş ülkelere
yakışmayan bir durumdur. Bu seçimler bunların aşılabilmesi için
çok önemli bir fırsattır.
Umarım siyaset
yapan herkes bu konulara gereksiz ve ayrıntı olarak
yaklaşmayacaktır. Çünkü güvenlik ve yoksulluk bireyin yaşamındaki
temel boyutlardır. Çocuğu göz ardı ederek bu iki konuda başarılı
olabilmenin mümkün olmadığı diğer ülkelerdeki uygulamalarda da
gözlenmektedir.
Bu noktada
çocuk hakları savunucusu olarak bizim de uyarıcı görevimizi yerine
getirmemiz gerekmektedir. |