|

|
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
ÇOCUK FUHUŞU İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU
Çocuk pornosu
ve çocuk fuhuşu konusu aslında oldukça uzun zamandan beri
Türkiye’de var olan bir konu. Ancak gündeme gelmeyen ya da yokmuş
gibi davranılan bir konu. Bu konuda asıl muhatap emniyet güçleri.
Çünkü, fuhuş olsun porno olsun, her ikisi de organize suç. Yani
herhangi bir kişinin aklına esip, hadi bugün bir çocuk kaçırayım,
sonra da onu fuhuş için pazarlayayım deyip de yaptığı bir iş
değil. Böyle suç işleyen çetelerin uzun zamandan beri yürüttükleri
çocuk kaçırma ile başlayan daha sonra da fuhuş için uyuşturucuya
alıştırılan ve tehdit ile çalıştırılan çocuklardan bahsediyoruz.
Burada çocukların sürekli tehdit altında olduğunu da belirtelim.
Konu, bakıldığında çok büyük boyutlara ulaşıyor. Özellikle Orta
Avrupa ülkelerinden gelen taleplerle günübirlik, kısa seks
turizmi olgularının varlığı 2-3 yıldan beri konuşulan konular.
Belçika başta olmak üzere buradan bu amaçla gelen grupların
varlığı resmi kayıtlara geçmese de en azından resmi makamlar
tarafından konuşulan konular. Belçika Konsolosluğu’nun olayla
ilgili bir girişiminin yaklaşık iki yıl önce gerçekleştirdiği ve
Türkiye ile birlikte çalışmak için girişimde bulunduğu biliniyor.
Ama bunun kanıtlanması akademik ölçüleri aşan bir olay. Organize
suçlarda karşınıza çıkan duvarı aşamıyorsunuz. Yaşadığım bir olayı
anlatayım. Bundan 3 yıl önce yüksek lisans tezi olarak çocuk
fuhuşu konusunu seçen emniyette çalışan bir öğrencimle Beyoğlu’nda
otellerde ön çalışma yapmak istediğimizde daha ilk geceden
vazgeçmemiz gerektiğini aldığımız tehditler göstermişti.
Benim asıl şaşırdığım konu çocuk pornosu ile ilgili tepkiler.
Bugün sokağa çıktığınızda yerli çocuk pornosunun satışları
yapıldığını görmek o kadar kolay ki. Sadece belli yerlere gidip
tezgahlardan istemek yeterli. İstediğinizde de size ne tip
istediğinize, hangi kategoriyi tercih edeceğinize kadar soru
soracak kadar zengin koleksiyonların varlığını anlamak hiç de zor
bir iş değil. Buna rağmen bugüne kadar bununla ilgili bir
çalışmayı ya da önlem alındığını duymuş değilim. Korsan CD
operasyonları ticari açıdan yapılan bir girişim olmasına karşın
porno CD ler için operasyonları ben bilmiyorum. Hiçbir delil yoksa
bile buradan yapılacak başlangıç ipin ucunu gösterecektir diye
düşünüyorum.
Sürekli ülke genelinde çocukta cinsel istismar bilgilendirme
toplantıları için gezmekteyim. Mersin’deki toplantıda, katkıları
olan ve işine inanan bir polis arkadaş biraz da kızgınlıkla,
“Hocam, Mersin’de çocuk kaçırma ve fuhuş var diyorsunuz, ancak
bize yansıyan olgu yok” dedi. Halbuki E-5 üstü denilen bölgede
yaşanan olayların çoğunun polise yansımamasının yanı sıra çocuk
kaçırma olaylarında, iç göçün olayların izlenmesini zorlaştırdığı
gibi etkenleri unutmamak gerekiyor. Aynı şey Kuşadası’ndaki çocuk
seks turizmi söylentilerini aktardığımda da ortaya çıkmıştı.
Söylenti diyorum çünkü aktaranlar kimliklerini korumak istiyor,
bense bizzat gözlerimle izlemediğim için “işte” diyemiyorum. Ama
gelen bir ihbarı çok basit bir şekilde ele alıp değerlendiren
polisin davranışının en hafif deyimle beni üzdüğünü de belirtmem
gerekiyor. Çünkü, bize yansıyan bir şey yok ya da sadece söylenti
aslı astarı yok demek tarihin tekerrürünü getirecek. Aynı
konuyu uyuşturucuda da yaşadığımızı, 10 yıl önce bunları konuşan
kişilerin dikkate alınmadığını bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Zaten uyuşturucu-çocuk fuhuşu-çocuk pornosu bir üçgen. Organize
suçun tüm bunları birlikte değerlendirdiği ve piyasaya sürdüğü
biliniyor. Eskiden beri belli yerlerde dedikodusu yapılan çocuk
fuhuşunun yaygınlaşma potansiyelini Cumhuriyet tarihindeki en
yüksek işsizlik ve ekonomik darboğazın tetiklediğini de göz ardı
etmemek gerekiyor. İskenderun’daki Soğukoluk örneğini hatırlamak
yeterli.
Peki, ne yapılmalı? İlk iş Meclis’in. Hemen çocuk fuhuşu için bir
komisyon kurmak gerekiyor. Bu komisyon tüm boyutlarıyla olayı
incelemek ve durumu ortaya koymanın yanı sıra çözüm önerilerini
de ele almalı. Meclis bu konuyu ele almak zorunda. Böylelikle
yetkililerin de yaklaşımında farklılıklar olacağına inanıyorum.
İkinci aşamada da Emniyet, bu konuda gerekli donanımı sağlayacağı
ekipleri yetiştirmelidir. Özellikle porno konusunda bilişim
tekniklerini kullanabilen ekibe acilen ihtiyaç vardır.
Uluslararası işbirliğinin çözüm üreten ülkelerin ilk formülü
olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Son
olarak, bu konuda duyumu olan veya bu girdaba sürüklenmiş, bu
bataklığa girme şanssızlığını yaşayan çocukların veya ailelerinin
Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği’nin Sağlık Bakanlığı
Türkiye Üreme Sağlığı Programı kapsamında başlattığı destek
hattına başvurmasını istiyorum. (0216) 450 54 54 numaralı hat bir
halk sağlığı sorunu olan, bulaşıcı enfeksiyon, erken gebelik,
istenmeyen gebelik gibi sağlık sorunlarını beraberinde getiren
çocuğa karşı cinsel istismarın günyüzüne çıkarılması için 14 Şubat
2006’da hizmete girdi. Avrupa Birliği tarafından fonlanan proje
dernek tarafından sürdürülecek. |