|

|
Başyazı |
|
Prof. Dr. Oğuz POLAT |
ÇOCUK PORNOSU ALARM VERİYOR
Son
haftalarda çocukla ilgili medyaya yansıyan olayların çoğunun porno
veya şiddet uygulamaları olmasının çok da tesadüfe
bağlanamayacağını belirtmek istiyorum. Baktığımızda son yıllarda
her geçen gün tırmanan bir fiziksel şiddet ve cinsel şiddet
furyasından bahsetmek mümkün.
Okullardaki
şiddet geçen yıl özellikle çocukların birbirine uyguladıkları
şiddetle gündeme taşındı. Halbuki bu yıl eğitim yılının
başlamasıyla bu da mı yaşanacaktı dediğimiz bir olay gerçekleşti.
Geçtiğimiz yıl mezun olan 2 öğrenci mezun oldukları okula gelerek
geçen yıl öğretmenleri olan hocalarını tartakladı. Hatta
tartakladı demek olayın boyutlarını yansıtmak açısından biraz
yetersiz olabilir. Yoğun bir şiddet uyguladı.
Öte
yandan çocuk pornosu yetkililerin gözlerini ve kulaklarını
tıkamalarına rağmen tırmanışını sürdürmekte. Sürekli olarak her
ortamda yinelediğim Türkiye’de uyuşturucu ve çocuk fahişeliği ile
çocuk pornosu bu ülkenin en büyük problemlerinden birisi olacak
çıkarımımın bu denli de hızlı bir şekilde artmasını ben bile
beklemiyordum. Bunu da itiraf etmek gerekiyor.
Bu
problemle ilgilenmesi gereken meslek grupları ve kurumların sayısı
çok. Bu olgu diğerleri gibi multidisipliner bir yaklaşımı
gerektiriyor. Yani üniversitesi, sivil toplum kuruluşları ve
psikologlarıyla geniş bir profesyonel yelpazeye sahip. Ama ilk
planda bu konularla çalışacak olanlar Çocuk Polisi ve Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu. Özellikle de Çocuk Polisi
bugünkü genel yaklaşımının dışına çıkarak çocuk pornosu ve çocuk
fuhuşu için özel eğitim ve olanaklarla çalışmak zorunda. Halbuki
günümüzde “Bizim kayıtlarımızda bu tip olaylar gözükmüyor. Siz
nereden bu tip olaylar olduğunu söylüyor sunuz?” yaklaşımını
yaşadığımı belirteyim. Kayıda geçmemesinin de önemli bir problem
olduğunu unutmadan şunu sormamız gerekiyor, “Yok varsaymak
problemi arttırır mı yoksa azaltır mı?”
Deneyimler olayların bu haliyle geometrik şekilde artacağını
gösteriyor. Çocuk fuhuşunun sosyo-ekonomik durumla paralellik
gösterdiğini hatırlarsak ülkemizin önemli bir tehdit altında
olacağını da görürüz. Polis arkadaşlarımızın benden kanıt
istemeleri de bence çok mantıklı değil. Çünkü polisiye bir olayda
kanıtın elde edilebilmesi bile emniyetin kendisi tarafından bile
çok zor başarılmakta. Ama çocuklarla fuhuş yapıldığı ihbarı
üzerine de “gittik, sorduk böyle bir problem yok” cevabını Ege’nin
bir kıyı kentindeki otele gidip döndükten sonra söyleyenler acaba
bu işin ortaya çıkması için daha etkin önlemler ve yöntemlere
gerek olduğunu düşünmüyorlar mı?
Şehrin varoşlarında çok sayıda çocuğu olanların çocuklarını para
karşılığı sattığı şeklindeki duyumlar için ispat edin yaklaşımları
yerine SHÇEK kayıtlarından yararlanmak bu da yetersizse bunun
önlemlerini almak daha mantıklı olmaz mı diye düşünüyorum.
Bu
konuda çalışan birisi olarak çok kötü sinyaller verdiğimizi
söylemek istiyorum. Hemen yanı başımızda İstanbul’un en iyi
okullarından birinde öğretmenlerden birinin çocuk pornocusu
çıkması ve bunu da sadece internetten fotoğraf indirerek değil
bizzat çocukları kullanarak kendi fotoğraflayacak kadar aktif
olması dehşet katsayısını çok yükseltiyor.
Yetkililer, ilgili bakan; Biz iyiyiz, her şey kontrol atında demek
yerine problemi açalım, toplumla paylaşalım. Çözümleri beraberce
arayalım. Yoksa yarın çok geç olacak. |